Altunizade Şub: +90 542 505 30 44
Ümraniye Şub: +90 542 505 30 44

Forlle’d

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2017

Forlle’d ürünleri, benzersiz ve patentli hyalüronik asit, organik form ile birlestirilmis platin iyonu, dokularımızla yüksek uyumlu seramidler gibi çok özel mikro moleküllü bilesenlerden olusan essiz formüle sahiptirler.

Özel formülleri sayesinde Forlle’d in Cilt Bakım Ürünleri sasırtıcı sonuçlar saglar.Forlle’d küresel patentli mikro moleküllü hyalüronik asit içerigi ile cildi doyurucu bir sekilde nemlendirir, diger bilesenlerin geçisini artırır ve cilt görünümünün gençlesmesine yardımcı olur.

Neden Forlle’d ?

Forlle’d yüksek teknolojili yaslanma karsıtı cilt bakım ürünleri; profesyonel kullanım için tasarlamıs ve sadece seçkin profesyonellerin kullanımına sunulmustur. Her Forlle’d ürünü; Mikro moleküler hyalüronik asit, iyonize platin, özel seramidler, destekleyici vitamin ve mineral kombinasyonlarından olusan benzersiz bir kompleks içerir.

Etkileri:

Forlle’d anında ve gözle görülür etkiler saglayan, yeni nesil profesyonel, cilt bakım serisidir. Içerigindeki özel hyalüronik asit, sıradan formüllere göre 600-4000 kat daha küçültülmüstür. Bu yüzden cildin neme doymasını, beslenmesini genç ve güzel görünmesini saglar.Forlle’d güvenligi en yüksek düzeyde tutmak için Japonya’ da ileri teknoloji kullanan bir ilaç fabrikasında üretilir.

Yararları:

Konsantre Forlle’d formülleri az miktarlarla etkili olduklarından çok ekonomik kullanım saglar ve ambalajları sıradan dermosötik ürünlere göre 3 kat daha fazla kullanım için yeterli olmaktadır. Forlle’d ürünleri klinik islemlerle birlikte uygulandıklarında klinik islemlerin kalıcılıgını artırırlar. Bu nedenle estetik cerrahide operasyon öncesi ve sonrası yararlı bir destek ürünüdür.

Hyalüronik Asit

Forlle’d e özel, mikromoleküler hyalüronik asit; (Hyalogy) Forlle’d cilt bakım ürünlerinin temel bilesenlerinden biridir. Deri hücrelerindeki dogal onarımın yaslandıkça azalmasının nedeni, yaslandıkça cilt altındaki hyalüronik asit miktarının azalmasıdır. Bu nedenle; mikro moleküler hyalüronik asit içeren Forlle’d ürünleri iyi bir cilt bakımı için çok önemlidir.

Hyalüronik asit, hücreler arası iletisim ve sentez gibi yasamsal süreçlerde önemli bir rol oynar. Cildi besleyen ve destekleyen matriks dokusu için çok degerli bir bilesendir.

Forlle’d Invaziv Olmayan (Enjeksiyonsuz) Bio Dolgu Terapisi

Bu eşsiz uygulama mükemmel ‘lifting’ işlemi sağlar ve cilt üzerinde fark edilir bir gençleşme etkisi yaratır. Enjek¬siyona gerek kalmadan mezoterapi uygulaması kadar etkilidir! Bu invazif olmayan metod, Forlle’d tarafından geliştirilen düşük moleküllü içerikler sayesinde istenilen içeriklerin cildin altına enjeksiyon gerektirmeden nü¬fuz edilmesini mümkün kılıyor. Görsel herhangi bir kontra endikasyonu olmadığından aynı zamanda daha güvenlidir.

Bio Pure, her kullanıcının ihtiyacına cevap vermede kullanılabilecek düşük moleküllü bir serum serisidir. Bakım programımız sadece cildinizdeki önemli maddelerin eksikliğini gidermekle kalmaz, aynı zamanda bunların üretimini de artırır. Sadece dört veya beş uygulama sonunda elde edilen sonuçlar enjeksiyon gerektirecek uygulamalar ile karşılaştırılabilecek durumdadır!

İnvaziv olmayan Biofiller terapisi, ayrıca estetik operasyonu hazırlık aşamasında, estetik operasyonu sonrası iyileşme döneminde ve peeling uygulamalarından sonra kullanılabilir. Botox veya enjeksiyon dolguya güvenli bir alternatif olan bu invaziv olmayan düşük moleküler bakım kişinin cilt ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilebilir. Dört – beş uygulamadan sonra cildiniz daha yenilenmiş, daha genç ve toparlanmış görünecektir.

Forlle’d Derin Temizlik Detoks – Akne Terapisi

Özellikle yağlı ve problemli ciltler için tavsiye edilen bu bakım prosedürü derinlemesine temizleme ve detoks sağlar. Cildin kendini koruma ve yenileme yeteneğini yükseltir. Sonuçlar etkileyicidir. Bakım uygulamasından sonra sebum üretimi normalleşir. Cildin doğal bağışıklık sistemi, zararlı ortam faktörlerinden kendini koruyabi¬lecek hale gelir ve cilt hücreleri yeniden bütünlük kazanırlar.

Formül bir dizi etkili etken maddeyi birleştirir. Ka¬olin, bentonit ve talk; ölü cilt hücrelerini temizlerken, sebum fazlasını da yok eden güçlü emicilerdir. Kil, kılcal damarlardaki kan dolaşımını hızlandırır, enama ve konjestif şartları azaltır. Yenilikçi bir teknolojiyle uygulanan bu derinlemesine temizlik prosedürü yağlı cilt için idealdir. İşlem hassasiyet yaratmaz ancak oldukça etkilidir. Sadece birkaç uygulamadan sonra sebum üretimi normale dönerken cildin doğal direnci de yerine gelir.

Dolgu

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2017

Dolgu Nedir? Nasıl Uygulanmaktadır?

Dolgu denince akla estetik ve güzellik gelir, artık herkesin neredeyse hakkında bilgi sahibi olduğu dolgu uygulaması yani ameliyatsız estetik çeşitlerinden biri olan dolgu, vücut ile uyumlu olan bir maddenin dokunun içine enjekte edilerek hacim kazandırılması için kullanılan ve ya kırışıklıkların ortadan kaldırılması işlemidir. İşlemin mutlaka alanında uzman hekimler tarafından yapılıyor olması ve steril bir ortamda yapılıyor olması gerekmektedir.

İşlem çok ince ve özel uçlu kanüller ile uygun bölgeye dolgu maddesinin verilmesiyle gerçekleştiriliyor. İşlemden hemen sonra günlük yaşantınıza geri dönebiliyorsunuz, sadece işlem yapılan bölgede hafif bir kırmızılık ve ya şişlik olabiliyor ancak 2-3 saat içerisinde tamamen normale dönüyor hatta çoğu hastada ise bu durum neredeyse hiç oluşmuyor. Uzman hekiminizin bilgilendirmeleri dışında herhangi bir sorun ile de karşı karşıya kalırsanız mutlaka hekiminize başvurunuz.

Hastalar sadece tek bir bölge için dolgu işlemi yaptırmak isteyebilirler, fakat tek bir bölgeye değil yüzün ihtiyacı olan diğer bölgelere de bakarak yönlendirmeler ve bilgilendirmeler yapılmalıdır. Çünkü bu tür estetik uygulamalarında yapılacak işleme bir bütün olarak bakmak her zaman prensip olmalıdır. Örneğin; sadece gözaltı çukurlarından rahatsız olan bir hastamızın eğer yanak ve ya dudak bölgesine de ihtiyacı var ise dolgunluğu ve hacmi eşitleyecek şekilde doktorlar bilgilendirmesini yapar ve hangi bölgeye ne oranda doz verileceğini hastalara iletir.

Daha sonrasında hastalar talepleri de göz önüne alınarak birlikte bir karara varılır.

Estetik dolgunun uygulama alanları hangi bölgelerdir?

Dolgu işlemi için en temel prensibimiz önce sağlık sonra gereği kadar estetiktir. Dolgu yöntemi ile neredeyse tüm işlemler artık yapılabiliyor. Hastalar burun şeklini (eğer herhangi bir operasyon geçirilmemiş ise), çene ucu görünümünü, elmacık kemiğini, gözaltı çukurlarını, yanak çöküntülerini dolgu ile giderebiliyor, dolgu denince akla ilk gelen dudaklar da hacimlendiriliyor. Uygulama ortalama 10-15 dakika kadar sürüyor. Kalıcılığı ise 6 ay kadar sürmektedir. Zaten işlem 6 ayda bir düzenli olarak tekrarlandığı takdirde cilt kendisi toparlar ve eski haline dönmez. Dolgu yöntemi ile yaşın ilerlemesi ile ortaya çıkan hacim kayıpları, kırışıklıklar ve sarkmalar toparlanır.

Dolgunun herhangi bir yan etkisi var mıdır ?

Her uygulamada olduğu gibi dolgu işleminde de kişinin cilt hassasiyetine göre bazı tepkimeler ortaya çıkabilir fakat bu tepkimeler istisnai durumlarda belirebilir. Ancak genel olarak herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Dolgu yaptıran hastalar baz alarak bir genelleme yapacak olursak şimdiye kadar herhangi bir yan etki ile karşı karşıya kalınmamıştır.

ThermiLift Uygulaması

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2017

Sadece 1 saatte yıllarca geriye gidiyoruz, ThermiLift ile ameliyatsız vücut estetiği Amerika’dan sonra Türkiye’de!!!

Bir saatten daha kısa zamanda tamamlanan Thermilift uygulaması, ciltteki kolajen üretimini desteklemektedir. Sadece tek seansta ciltteki sarkmaları toparlayan ThermiLift’in kalıcılığı birkaç yıl sürüyor.

Uygulama alanları;

  • Yüz, gıdı, boyun, göz çevresi, kol sarkması, karın bölgesinde yağlanma, sırt, basen, popo kaldırma, vajina sıkılaşması, meme dikleştirme ve koltuk altı terlemesine karşı oldukça etkilidir.
  • Yaş ilerledikçe, özellikle de 30 yaşından sonra fizyolojik ve çevresel faktörlerin de etkisiyle cilt elastikiyetini kaybetmeye ve sarkmaya başlar. ThermiLift, lipoliz etkisi yaratan özelliği ile hastaların yağ sorununu çözerken, aynı zamanda lifting etkisiyle de germe ve sıkılaştırma ihtiyacını da karşılamaktadır.
  • ThermiLift’in deri yüzeyinden uygulanan diğer yöntemlerden en büyük farkı ise cilt yüzeyini etkilemeden, deri altına odaklanarak gerçekleştiriliyor olmasıdır.

ThermiLift cilt dokusunu nasıl tazeliyor?

30 yaşından sonra ciltteki kolajen üretiminin azalması sonucu, ciltte mimik kırışıklıkları görünür hale gelmektedir. Erken yaşlarda gıdının belirmesinin en sık rastlanan nedenlerinden biri de kiloya bağlı yağ birikimidir. Kontrollü termal enerjiyi cilt altına göndererek yaşlanmanın olumsuz etkilerini gidermeye yardımcı olan dünyadaki ilk estetik uygulama yöntemi ThermiLift’te küçük bir kanülle minik bir delikten hedef bölgeye ulaşılıp; istenilen derinlikte yağın içine giriliyor. Yağları erittikten sonra kolajen üretiminden sorumlu cildin alt tabakası ısıyla uyarılıyor. Böylece gençleşme yani sıkılaşma ve gerilme gerçekleşmiş oluyor.

Aynı zaman da güvenle yaptırabileceğiniz bir uygulamadır, FDA onaylı olmakla birlikte herhangi bir yan etkisi yoktur. Sadece uygulama yapılan bölgede hafif bir ödem görülebilmektedir, bu etki ise kişilerin cilt hassasiyeti birbirinden farklı olduğu için herkeste görülmemektedir. ThermiRF cihazı kullanılmakta olup uygulama için tek seans yeterlidir. 3 yıl kadar kalıcılığı olan bir tedavi yöntemidir.

ThermiLift ağrılı bir tedavi midir?

Uygulamayı yaptıran hastalar herhangi bir acı ya da ağrı hissetmemektedir. Lokal anesteziyle tedaviye başlandığı için uygulama sırasında hiçbir acı hissedilmemektedir.

Uygulamanın sonuçları ne kadar zaman içerisinde belli olmaktadır?

Bir saatten az süren uygulamanın etkileri iki ay içerisinde gözle görülür hale gelmektedir. Ancak uygulama yapıldıktan bir hafta sonra da kolaylıkla fark edilebilecek etkileri görülmektedir.

Uygulama bittiğinde ne gibi sonuçlar beklemeliyiz?

Uygulama sonrası cildin kolajen üretimi artmaya başladığı için ciltteki sıkılaşmayı, toparlanmayı, hemen hissedebilirsiniz. Uygulama yaz kış fark etmeden her mevsimde yapılabilir. Uygulama kışın da yapılsa, yazın da yapılsa; hastalarımız 24ile 48 saat içinde günlük hayatına dönebilmektedirler.

Somon DNA Aşısı / Pi System

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2017

Somon DNA Gençlik Aşısı, yaşlanma ve yaşlanmaya bağlı ciltte oluşabilecek sarkma ve kırışıklıklar üzerinde yapılan bir tedavi yöntemidir.

Yapılan bilimsel araştırmalara göre ciltte eksilen proteinleri tamamlayabilen en iyi kaynağın somon balığı DNA’sı olduğu kanıtlanmıştır. Hem insan DNA’sına benzerliği hem de bu özelliğinden dolayı, cilt yenilenmesi, tazelenmesi ve anti-aging etkisi için somon balıklarından yararlanılmaktadır.

Uygulama kriterleri nelerdir?

Uygulama kriteri olarak yaşın önemli olmadığı yöntem, 20 yaşındaki bir gence de uygulanabilir. Tedavinin uygulanabilmesi için 3 boyutlu cilt altı analiz cihazı ile analiz yapılması gerekir. Analizde alınan verilerin incelenmesi ile kişinin bu yönteme ihtiyacı olup olmadığı ya da ne kadar süre ile nasıl uygulama yapılacağına karar verilir. Kişiden kişiye özellikle cilt yapısına göre farklılık gösteren bir yöntemdir.

Uygulama süreci nasıl işler?

Somon DNA sı tedavisi, bilimsel iki aşama olarak uygulanır; bu aşamalardan ilki olan nemlendirme işleminde, hyaluronik asit tedavisi ile cildin kaybettiği nem dengesinin düzene girmesi sağlanır ve asıl tedavi için cildin alt yapısı hazırlanır. Yaklaşık 2 hafta süren bu aşamada ardından asıl gençleşmeyi sağlayan ikinci aşamaya geçilir.

Bu aşamada somon balıklarının sütünden elde edilen bir serumun deri altına enjekte edilmesi uygulanır. Bu uygulama ile birlikte cildin ihtiyaç duyduğu yaşlanma, aşırı UV ışınları, sigara alkol gibi olumsuz etkenlerden dolayı kaybedilen proteinler tamamlanır. Bu proteinlerin tamamlanması sonucunda ciltte günden güne gözle görülür bir şekilde gençleşme meydana gelir.

Somon DNA’sı hangi bölgeler için kullanılır, etkileri nelerdir?

Sağlıksız yaşam tarzı, sigara dumanı, güneş ışınları ve yaşlılığa bağlı olarak göz çevresi, dudak çizgisi, alın bölgesinde oluşan kırışıklıkların, cildin nem dengesinin bozulması ve yer çekimine yenik düşmesi sonucu oluşan sarkmaların durdurulup düzeltilmesi için deri altına mezoterapi yöntemi ile verilen somon DNA’sı olumsuz faktör etkilerini yok edip cildin canlılığını kazanmasını sağlar. Cilt yenileme, dekolte yenileme, boyun yenileme ve el yenileme de çok rahatlıkla uygulanabilen bir tedavi yöntemidir. Canlanan ve tazelenen cilt kişilerde daha genç bir görünüme neden olur. En etkili anti-aging uygulamalarından olan bu yöntem, cilde farklı bir nemlilik kattığı için etkisi daha uzun süre devam eder.

Vücutta oluşabilecek çatlaklara Somon DNA’sı ile son verebilirsiniz! Hızlı kilo alıp verme sonucu oluşan vücut çatlaklarının çözümünde de somon DNA tedavisi kullanılabilir.

Özellikle hamilelik boyunca ve sonrasında oluşan değişik bölgelerdeki çökme sonucu oluşan çatlakların giderilmesinde etkili olan yöntem, bayanların çatlak tedavisinde de bir numaralı tercihleri arasında yer alır. Bu cilt gençleştirme yönteminde bazen sadece somon balığı sütü kullanılırken bazen de cildin ihtiyacına göre değişik vitamin takviyeleri de yapılabilir. Cildin ihtiyacı olan tüm protein ve vitaminlerin takviyesini sağlayan somon DNA tedavisi, cildin doğal olarak onaran bir yöntemdir.

Somon DNA Gençlik Aşısı Uygulamaları Cerrahi müdahale olmadığı için tedavi sırasında anesteziye gerek duyulmayan işlemde kişiler hemen günlük hayatlarına dönebilirler. Mezoterapi yöntemi ile cilde enjekte edilen somon balığı sütü, doğal bir serum olduğu için hiç bir alerjik reaksiyona neden olmaz. Uygulama sırasında sadece enjekte iğnesinin acısı hissedilebilir ki çoğu zaman bunun bile farkına varılmamaktadır.

Somon DNA tedavisi bu yönü ile en ağrısız cilt gençleştirme yöntemlerinden biridir. Tedavi sonrasında kişilerde sadece iğne delik bölgelerinde çok hafif kızarıklıklar olabilir. Bu kızarıklıklar kısa sürede yok olup sanki cilde hiç bir şey uygulanmamış gibi bir görüntü oluşur.

Somon DNA Gençlik Aşısı Tedavisi Kimlere Uygulanmaz?

Somon DNA gençlik aşısı tedavisi alerjik reaksiyonlara yol açmadığı için geniş bir alanda uygulanabilir ve hedef kitlesi yaş ile sınırlı değildir.

Yine de tedbir amaçlı bazı kişilerde uygulanmaması daha doğru olur. Somon DNA tedavisi;

  • Hamilelerde,
  • Kanser durumunda,
  • Kontrol altına alınamayan şeker hastalığında,
  • Felç geçirme riski olanlarda,
  • Kan pıhtılaşma sorunu olanlarda,
  • Çoklu ilaç tedavisi gerektiren kalp rahatsızlığı olan kişilerde uygulanması tavsiye edilmez.

Bu kişilerin vücutlarında oluşan hassasiyetten ötürü mezoterapi yapılmaması gerekir. Somon DNA tedavisi de mezoterapi ile cildin katmanlarına verildiği için uygulama yapılamaz. Bu rahatsızlıkları olduğu halde somon DNA tedavisi yaptırmak isteyen kişilerin nadir de olsa uzman doktorların izni ile tedavi edilmesi söz konusu olabilir.

İpek Kirpik Uygulaması

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2017

İpek kirpik ekleme uygulaması, var olan kirpiklerin uzun görünmesini sağlar ve dolgunlaştırır. İpekten hazırlanmış olan bu takma ipek kirpikler, üst göz kapağındaki gerçek kirpiklere tek tek özel medikal yöntemler ile yapıştırılır. Kişinin göz yapısına göre ipek kirpiğin kalınlığı ve uzunluğu belirlenir. Kişiden kişiye, kirpik uzunluğu kısalığına ve seyreklik durumuna göre değişkenlik gösterir. Yaklaşık 1-1.5 saat süren uygulamanın sonucunda istenilen kirpik boyutu ve dolgunluğuna ulaşılır.

Kirpikler ortalama 1 aylık dönemde, sisteme bağlı olarak her bir kirpiğe eklenen bu özel kirpikler de, bu doğal dökülme evresinde olanlarla beraber dökülmektedir. İpek kirpikler de sadece bu şekilde dökülmektedir. Aylık bakımlarda ise dökülen kirpiklerin yerine çıkan genç kirpiklere ekleme yapılarak seyrekleşen alanlar doldurulur.

İpek kirpikler kirpiğin ucuna ekildiğinden kirpik dipleri hava alır. Kirpikler ipek malzemeden yapıldığı için son derece yumuşak ve hafiftir, uygulama sonrası hiçbir fazlalık ve rahatsızlık hissi oluşmaz, kişi günlük yaşamına rahatlıkla devam edebilir. Ayrıca özel medikal yapıştırıcısı kullanıldığından dolayı hipo-alerjiktir, göze hiçbir yan etkisi bulunmaz ve hassas göz çevresine dahi güvenle uygulanmaktadır.

İpek kirpikler gerçek kirpik yapısına en fazla benzeyen ipekten yapıldığından dolayı gerçeğinden ayırt edilmesi oldukça zordur. Uygulama sonrası kirpikler oldukça doğal, gür, uzun ve kalın görünümlü olur. Üstelik banyo yaptığınızda veya makyajınızı temizlediğinizde ipek kirpikler zarar görmez, dökülmezler.

Uygulama doğru yapıldığında ve düzenli bakım yapıldığında, doğal kirpiğin büyümesine bağlı olarak, ipek kirpikler ortalama 90 gün kullanılabilmektedir. Ancak, bu süre içinde gözün elle ovuşturulması veya doğal nedenlerle gerçek kirpik veya ipek kirpik dökülebileceğinden, takma ipek kirpik uygulamasının belirli aralıklarda bakımının yapılması gerekmektedir.

Altın İplerle Yüz Germe

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2017

Daha genç ve sağlıklı bir cilt için “Altın Kafes”

Yüz askılama yönteminde altın çağ!

Sağlıklı bir görünüm ve genç bir cilt için özel olarak geliştirilen Altın Kafes yöntemi, kırışıklık ve sarkıklıkların onarımı için yeni bir dönem başlattı!

İnsan yüzü genellikle yaşlanmanın ilk belirtilerini görüntüler. Zaman içerisinde yüz ve vücutta sarkmalar ve kırışıklıklar oluşur, özellikle de yüz ve boyun kısmında. Bunun başlıca sebebi yer çekimine karşı koyamamak ve dokudaki kolajen ve elastin liflerinin azalmasıdır. Bugünde kadar yüz estetiği için modern tıpta uygulanan yöntemlerin birçoğu genel anestezi altında yapılan cerrahi operasyonlar şeklindeydi. Cerrahi operasyonların maliyeti oldukça yüksek olmakla beraber ameliyat sonrası bakım ve işlem görülen bölgenin iyileşme süreci her zaman hastalara ciddi anlamda zorluk getirmiştir. Daha kalıcı, etkili ve inovatif bir yöntem olan Altın Kafes, sadece PDO içeren iplere oranla daha etkili olan altın iplerin kullanımıyla yaratıldı. İpler üzerine eklenen saf altın parçacıkları, nano-mikro teknolojisi ile işlenirken bu sayede ip vücutta daha yavaş emiliyor. Üstelik bir kez uygulandığında 3 ile 5 yıl arasında etkisini koruyor.

Özellikleri;

  • Altın İp serisi hiçbir şekilde bakır alışımı içermeden %99.99 saf altından oluşur.
  • Altın ipler sayesinde kırışıklıklar doğal mekanizmasında açılır, daha sıkı ve canlı bir cilt ortaya çıkar.
  • Altın işlemesi altın akımıyla cilt yenilenmesini sağlar ve dolaşımı hızlandırmada yardımcı olur.
  • Altın materyali hücre yenilenme sürecini daha kalıcı kılar.
  • Kan akışını düzenleyerek anti-aging sağlar.
  • Cilt rengini açma özelliği de olan altın ipler özellikle göz altlarındaki morlukların tedavisinde, dudak üstü kırışıklıkların giderilmesinde ve kaş aldırma işleminde kullanılır.
  • Kısa sürede uygulanan yüz germe işlemidir ve ağrısızdır.
  • İşlem sonrasında günlük hayata devam edilebilir ve makyaj yapılabilir.
  • Altın ipler kendiliğinden çözümlenir ve zararsızdır.
  • İnce kırışıklıkları giderir.
  • Uygulaması kolay ve güvenlidir.
  • Anında iyileşme görülür.
  • Lokal anestezi altında uygulanır.
  • İz kalmaz.
  • İstenirse uygulama tekrarlanabilir.
  • Herhangi bir yan etkisi yoktur.

* Saf Altın İpleri içeriği 10-2012-0036226 patent numarası ile onaylanmıştır.

Selülit Tedavisi

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2017

Selülit Tedavisi Nedir?

Kadınlarda daha sık görülen ve portakal kabuğu görüntüsü ile kötü bir görüntü oluşturan ve özellikle basen ve göbek çevresinde oluşan bir durumdur. İstediğiniz kadar diyet yapsanız da, istediğiniz birçok yemeği artık yemeseniz de yine de normal yollardan oluşmuş bir selüliti yok etmeniz kolay değildir. İşte bu gibi anlarda yardımlarınıza Selülit Tedavisi yetişecek ve sizlere en doğal süreçler ile ilerleyen aşamaları sunup, kurtulmanıza yardımcı olacaktır. Özellikle birçok farklı yöntemler ile uygulama yapılmakta ve her kişinin selülit durumuna göre uygulamaya karar verilmektedir.

Selülit Tedavisi Nasıl Yapılır?

Öncelikle bir kontrolden geçip nerede daha fazla selülit toplandığı analizleri yapılacaktır. Daha sonrasında ise uygulama başlayacak ve muhtemelen birkaç seanslık bir uygulama başlatılacaktır. Çok daha ağır selülit vakalarında ise seansların sayısı artabilir. Genellikle Velashape ve Mezoterapi gibi frekans yolu ile verilen dalgalar hastaların cildini tekrar onarıyor ve toplanmış yağları, kötü gösteren görüntüleri dağıtmayı hedefliyorlar.

Sizler bu süreçte ekstra su içimiyle ve sağlıklı beslenme programı ile destek verecek ve bu görüntülerin ne kadar kolay ve hızlı gittiğini görüyor olacaksınız. Uygulama sırasında hiçbir acı duymayacak ve tamamen masaj yaptırır gibi sürenin dolmasını bekliyor olacaksınız.

Selülit Tedavisi Süreçleri Nelerdir?

Selülit tedavisi için sizlerde öncelikli olarak vücudunuzu analiz ettirin ve hangi aşamada olduğunuzu öğrenin. Daha sonra size uygun işlemler başlatılacak ve istenilen tarihlerde gidip uygulamalarınızı yaptırıyor olacaksınız. Asla farklı tedavinizi yarım bırakmayınız. Sürekli olarak devam etmeli ve size söylenilen tüm seansları aralıksız olarak tamamlamalısınız.

Selülit Tedavisi Yan Etkileri?

Selülit Tedavisinin herhangi bir yan etkisi yoktur. Sizlere acı vermez ya da yanma hissi yaşatmaz. Sizler bu uygulamadan sonra işinize gidecek ve normal hayatınızdan hiçbir şey çalmadan devam edebileceksiniz.

VelaShape

4-5 seanstan sonra gözle görülür etki!!!

Velashape, Amerika Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmış ilk bölgesel inceltme cihazıdır.

Bir yandan incelirken, mevcut selülitlerin de azalmasına yardımcı olur.

Selülitlerinizden, ciltteki sarkmalarınızdan ve uzun süreli yerleşmiş yağlarınızdan kurtulmak istiyorsanız; Velashape ile ameliyatsız, ağrısız kurtulmak artık çok kolay!!

Velashape sayesinde artık ameliyat olmanıza, ameliyat sonrası sıkıntılı dönemler yaşamanıza ve günlük hayatınızı ertelemenize gerek kalmadı. Velashape tek seansı 45 dk-1 saat arasında sürmektedir. Uygulamadan hemen sonra günlük yaşamınıza devam edebilirsiniz.

 Son teknoloji olan Velashape uygulaması ile özellikle bacaklarda, basenlerde ve karın bölgesinde, bölgesel olarak ciddi oranda gözle görülür bir şekilde incelme gözlemlenmiştir.

Yapılan klinik çalışmalarda hastaların % 85’inde 1 cm ile 6 cm arası incelme gözlemlenmiştir.

Fakat herkeste aynı sonuç alınması mümkün değildir, cilt yapısına, vücuttaki yağların derinliğine ve selülit oranına göre seans sayıları kişiden kişiye farklılık göstererek azalmakta ve ya artmaktadır.

İncelmenin yanı sıra Velashape’in bipolar radyo frekans özelliği sayesinde selülitlerde de ciddi oranda azalma gözlemlenmektedir. Ses dalgalarını, ısı enerjisini, ve mekanik teknikleri kullanarak yağ dokusunu azaltarak cilt dokularına etki eder. Uygulama sırasında hastalarımız sadece hafif bir ısı hissederler, uygulama sonunda ise hemen normal hayata dönebilmektedirler. İyileşme sürecine ihtiyaç duyulmamakla birlikte hastalarımız günlük yaşantısına akabinde devam edebilmektedirler. Velashape ile ortalama 45 dk süren seanslar sonunda yağlarınızdan, selülitlerinizden ve sarkmış dokularınızdan kurtulabilirsiniz. Amerikan FDA dairesinin onay verdiği ameliyatsız bir şekilde incelten ve selülitlerinizden kurtulmanızı sağlayan Velashape uygulamamız uzman kişiler tarafından kliniğimizde uygulanmaktadır.

Velashape cihazı vücudun hem büyük bölgelerinde hem de küçük bölgelerinde etkili olacak şekilde tasarlanmıştır.

İlk uygulamadan sonra bile uygulama yapılan bölgedeki değişiklikleri fark ediyor olacaksınız.

Hedeflenen asıl amacınıza ise ortalama 6 ile 8 hafta sonrasında ulaşabilirsiniz.

Velashape kullanım alanları;

  •  Liposuction sonrası meydana gelen sarkmalarda,
  •  Çatlak izleri olan bölgelerde,
  •  Karın Bölgesinde meydana gelen sarkma durumlarında,
  •  Kol altı sarkmalarında,
  •  Çene ve gıdı bölgesindeki sarkmaların sıkılaştırılmasında,
  •  Basenlerdeki selülit tedavisinde,
  •  Erkeklerde göbek bölgesinin sıkılaştırılmasında,

Rahatlıkla uygulanabilir ve “başarılı sonuç” garantilidir.

Kalıcı Makyaj Silme ve Dövme Silme

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2017

Dövme Silme Nedir?

Dövme birçok kişi için yapılırken büyük keyif versede, daha sonraki süreçlerde birçok sebep yüzünden oldukça mutsuzluk vermeye başlayan kalıcı bir uygulamadır. Genellikle deri altına özel bir iğne ile geçirilen boyalar ile şekiller yapılıyor ve kişi ömür boyu taşıyacağı bir şekle sahip olmuş oluyor. Daha sonra belirli nedenlerden dolayı bu dövmeden kurtulmak isteyenler ise ilk soluğu dövme sildirme uygulamalarında alarak onların tamamen yok olmasını istiyorlar. Dövme silme uygulaması işte burada devreye giriyor ve genellikle lazer ile yapılan operasyonların sonrasında başarılı ya da orta başarılı sonuçlar ile seanslar tamamlanmış oluyor.

Dövme Silme Nasıl Yapılır?

Dövme silme uygulaması son teknolojik aletler ile lazer teknolojisinde yapılıyor. Artık daha emniyetli ve silme oranı daha fazla olan bu teknoloji özellikle dövmenizin boyutuna ve renklerine göre farklılık göstererek operasyon sürecini devam ettirmiş oluyor. Sizlerde dövme nasıl silinir diye merak ediyorsanız, tek diyeceğimiz bu uygulamanın öyle çok kolay olmayışıdır. Belli aralıklar ile geleceğiniz seanslarda her zaman daha fazla sonuç alacak ve uygulama sonuçlanana kadar devam edilecektir. Sizlere dövme geçme konusunda asla yüzde yüz garanti verilmez. Birazda olsa iz kalacağı gibi, hiç iz kalmadan da uygulama yapılabilir. Bu sebeple dövme sildirmeye güvenerek alsa dövme yapmayınız.

Dövme Silme Süreçleri Nelerdir?

Dövme süreçlerini sizlerin dövmelerinizin boyutları, şekilleri ve nerede oldukları belirler. Özellikle elde bulunan dövmeler çok daha zor geçecektir. Bunun yanı sıra çok karalanmış ve büyük dövmeler ya da renkli dövmeler biraz daha zaman alacak ve zorlu bir süreç olmasını sağlıyor olacaktır.

Dövme Silmenin Yan Etkileri?

Dövme silmenin aslında bir yan etkisi yok. Sadece bu süreç sizi psikolojik olarak etkileyebilir. Özellikle bir an önce kurtulmak istiyorsanız sizi zorlayacak bir sürece girdiğinizi iyice anlamlısınız. Sabrederek ve seanslarınıza düzenli devam ederek çok olumlu sonuçlar alabilirsiniz. Sizlere söylenilenleri yapar ve aksi bir olumsuzluk yaşamamış olursunuz. Umarız pişman olmayacağınız dövmelere sahip olur ve keyfini sürersiniz.

Damar Tedavisi

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2017

Damar Tedavisi Nedir?

Yüz bölgesi ve bacaklardaki kılcal damarların derinin ön kısımlarına doğru gelmesi ve gözle görünür bir hale gelmesinden sonra yapılan ve eski haline dönmesini sağlayan tedavidir. Daha çok bayanlarda rastlanan bu durum çeşitli tedavi yöntemleri ile önlenebilmektedir. Damar tedavilerini uzman Dermatolog yapmaktadır. Yüz bölgesini ele alırsak özellikle çene kısmında ve yanaklar ile burun çevresinde çok fazla görülmektedir. Yüz bölgesi için daha çok Radyo Frekans yöntemi kullanılmaktadır. Bacaklarda ortaya çıkan damar ve kılcal damarlar içinse ND YAG Lazer ve Köpük Tedavisi uygulanmaktadır.

Damar Tedavisi Nasıl Yapılır?

Cilt tipiniz ve damarlarınızın analizi yapıldıktan sonra, damar görüntüsü ve derinliği ne kadar fazlaysa, seanslarda o denli artacaktır. Başarılı bir sonuç elde edebilmek için 1-4 seans gerekmektedir. Damar tedavisi, ortalama yarım saat süren bir uygulamadır. Eğer kılcal damarın yeni görünmeye başladığı bir dönemde tedaviye başlarsanız, tedavi süreci ve iyileşme süreci bir o kadar kolay ve hızlı olacacktır.

Damar Tedavisi Süreçleri Nelerdir?

İstenilen sonuçlar elde edilene kadar tedaviniz belirli aralıklarla devam etmektedir. Seanslarınıza ara vermeden devam etmeniz gerekmektedir. Uygulama yapılan ve ya yapılacak olan bölgenin güneş ışınlarından korunması gerektiğini belirtmektedir.

Damar Tedavisi Yan Etkileri Nelerdir?

Damar Tedavisinde doğru adımlar uygulandıktan sonra herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Her tedavi yönteminde olduğu gibi damar tedavisinde de dikkat etmeniz gereken en önemli konu mutlaka doktor kontrolü altında olmanızdır.

Roller Uygulaması

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2017

Roller Uygulaması Nedir?

Cilt sağlığı ve gençleştirmesinde en etkili cevaplardan birini artık adını aldığı roller uygulamasında bulabilirsiniz. Son teknoloji ile yapılan bu cihaz sayesinde acısız ve ağrısız şekilde gençleşmenize olanak tanınır ve aynı zamanda sadece gençleşme değil, bunların yanı sıra cilt çatlakları sorunlarında ve akne izlerinin giderilmesinde de etkin rol oynamaktadır. Yine yapılan uygulamalar kan dolaşımını arttırmakta ve cildin daha çabuk yenilenmesini sağlamaktadır. Özellikle bu uygulama ile ölü olan derileriniz dökülmeye başlayacak ve deriniz bu süreçte yenilenecektir. Altunizade kliniğimizde hizmet verdiğimiz Roller Uygulaması ile artık sizlerde cilt sorunlarınızın üzerinden gelmeyi başarmış olacaksınız.

Roller Uygulaması Nasıl Yapılır?

Roller Uygulaması genel olarak küçük bir silindir üzerine dizilen ince uçları ile sizlere veren bir cihazdır. Bu iğneli cihazı hangi bölgede sorun varsa o kısma uygulayarak tedavi edilmeye başlanıyor ve böylelikle cildin kendini yenilemesi sağlanıyor. Bu aşamada daha iyi bir sonuç alınması için özel bir krem uygulaması yapılır.

Roller Uygulaması Süreçleri Nelerdir?

Roller Uygulaması süreçleri için öncelikle cildiniz analiz edilir ve eğer uygunsanız uygulamaya başlanır. Yaklaşık bir saat süren bu uygulamada herhangi bir ağrı duymazsınız. Seanslar kişiye özeldir ve cildindeki sonuçlara göre seans aralıkları ve sayıları artabilir. Birçok kadının yaptırdığı Roller Uygulaması Ümraniye kliniklerimizde sizlere hizmet verecek ve başarılı sonuçlar ile ağrısız hizmet almanız sağlanacaktır. Roller Uygulaması ücreti de yaptıracağınız seanslara göre değişiklik gösterecek ve uygun fiyatlara cildinizin yenilenme aşamaları tamamlanmış olacaksınız. Sizlerde hem bakımlı hem de daha genç olmak istiyorsanız bu zahmetsiz ve kolayca uygulanan yöntemi tercih etmelisiniz.

Roller Uygulaması Yan Etkileri?

Her uygulama kişiden kişiye farklılık gösterdiği ve her ciltte farklı tepkimelere yol açtığı için kesin bir yan etkiden söz edilemez. Dermatoloğunuzun kontrolü altında tedaviye devam ettiğiniz sürece herhangi bir yan etki gözetilmemektedir. Bu yüzden mutlaka dermatolog kontrolü altında tedaviye devam etmenizi öneririz.

WhatsApp Hattı
Özlem Ateş Canlı Destek
Whatsapp üzerinden iletişime geçmek için aşağıdaki linke tıklayın!