Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /home/ozle9604/public_html/wp-content/plugins/revslider/includes/operations.class.php on line 2758

Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /home/ozle9604/public_html/wp-content/plugins/revslider/includes/operations.class.php on line 2762

Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /home/ozle9604/public_html/wp-content/plugins/revslider/includes/output.class.php on line 3684
serkan – Sayfa 14 – Özlem Ateş
Altunizade Şub: +90 542 505 30 44
Ümraniye Şub: +90 542 505 30 44

Bölgesel Zayıflama Uygulamaları

Bölgesel Zayıflama Nedir?

Bölgesel zayıflama sadece kişinin belli bölgelerinde bulunan yağların yakımının yapılmasıdır. Bu genellikle basen bölgesi, bel ve bel çevresi, kollar ve popo kısmı olmaktadır. Hastalar uzun zamandır veremediği fazlalıklarını bu yöntemler ile yok ediyor ve inatçı olan o yağlardan da kurtulmuş oluyorlar. Bölgesel zayıflama için kullanılan birçok farklı yöntem vardır. Bu hasta ile doktor arasında karar verilen bir görüşme sonrası ortaya çıkar ve işlem başlatılır. Bölgesel zayıflama asla tam anlamı ile zayıflama aracı değildir. Yani size birden 30 kilo yada daha fazlasını verdirmez. Sizler inatçı olan yağlarınızdan kurtulmanız için destek alır ve daha fit bir görüntüye kavuşmayı başarmış olursunuz.

Bölgesel Zayıflama Nasıl Yapılır?

Bölgesel zayıflama için öncelikli olarak size en uygun yöntem belirlenir. Bu bazen vücuttaki yağları ısıtarak olduğu gibi bazen de soğutarak da yapılabilir. Sizler de kendinize en uygun olanı seçecek ve bazen tek seanslık ya da birden fazla seanslar ile yapılan uygulamalar için ilk adımları atmış olacaksınız.

Bölgesel Zayıflama Süreçleri Nelerdir?

Bölgesel zayıflama süreçleri, sizlerin ne durumda olduğunuz ile orantılıdır. Yağ yakımın da kullanılacak olan son teknolojiler bunu belirleyecektir. Bazı uygulamalar tek seans ile yapılırken, bazı uygulamalarda da 4 ya da daha fazla seans çalışması gerektirebilir. Genellikle çok memnun kalınan uygulamalar ile alınan sonuç, herkesi bu yönde kamçılıyor ve çok daha rahat edecekleri bir fiziğe sahip olmalarını imkânlı hale getiriyor.

Bölgesel Zayıflama Yan Etkileri Nelerdir?

Uzman diyetisyenler tarafından belirlenen aralıklar ve seanslarla uygulamaya devam ettiğiniz için herhangi bir sorun veya yan etkiyle karşı karşıya kalmanız neredeyse mümkün değildir.

Vücut Analizi

Beslenme ve diyet uzmanlarının ağzından sıkça duyduğunuz tedaviye başlamadan önce yapılan daha sonra rutin olarak tekrarlanan işlemin ismidir.

Birey bu analiz sonucunda vücut ağırlığı, kas-yağ-su oranları, bazal metabolizma hızı, metabolik yaşı, vücuttaki ödem miktarı gibi sonuçlar ile vücut yağ dokusu ve kas dokusunda meydana gelen değişiklikleri öğrenebilecektir. Kişinin şuan olduğu kilo ölçümlenir; yaşına ve boyuna göre olması gereken kilo ile kıyaslanır ve ideal süreç belirlenir.

Analiz işlemi 1 dk’dan daha kısa sürer. Ölçümden 24 saat öncesinde, ağır egzersiz yapmamak ve alkol almamak, ölçümden 3-4 saat öncesinde kafeinli içecek tüketmemek, sigara içmemek ve beslenmeye 2-3 saat kadar ara vermek ölçümün daha doğru yapılmasını sağlar.

Bu işlem ücretsiz olarak yapılabilmektedir.

Lazer Lipoliz

Lazer Lipoliz nedir?

Diod lazer ışığı ile doğrudan yağ hücresinin zarının patlatılmasına dayanan bir yöntemdir. Aynı zamanda genç bağ dokusu ve kollajen oluşumunu arttırır. Vücut şekillendirme uygulamalarında son teknoloji uygulamalarından biri olan lazer lipoliz bölgesel yağlanma ve cilt gevşekliği tedavisinde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Bölgesel yağ fazlalıklarında, gevşek olan cildin gerginleştirilmesinde ve terlemenin yok edilmesi için koltuk altlarında da etkili bir şekilde kullanılmaktadır. Basen, karın ve bel gibi bölgelerin yanı sıra yüz bölgesi, kol-bacak içleri, çene altı ve bacak bölgesindeki yağlardan kanama olmadan tek seansta (vücut yapısına göre değişiklik gösterir) kurtulabilirsiniz. Bu yöntem cildinizin altında biriken yağları yok ederek ciltteki kollajen üretimini artırır ve cildinizin daha gergin ve genç görünmesini sağlar. Lazer lipoliz uygulamasından sonra işinize ve ya sosyal hayatınıza hemen devam edebilirsiniz. Kısa sürede iyileşme sağlayan ve de bandajlama süresinin kısa olması lazer lipoliz uygulamasının avantajlarından biridir.

Lazer Lipoliz Öncesinde Ne Yapmak Gerekir?

Tedavi öncesinde herhangi bir ön hazırlık yapmanıza gerek yoktur. Lazer lipoliz öncesinde hastanın alerjik olduğu ilaçlar ve ya şeker, kalp, tansiyon gibi kronik hastalıklarınızın olup olmadığı gibi genel sağlık durumunuz ile ilgili bilgilerinizin olması gerekir. Lazer Lipoliz uygulamaları genelde tek seansta uygulanmaktadır. Ancak yağlı dokunun hacmine ve cildinizin gevşekliğinin fazlalığına göre seans sayısı arttırılabilir. Bu uygulamayı 3 ay ara ile tekrarlamak mümkündür.

Lazer Lipoliz Nasıl Yapılır?

Öncelikle bölgesel fazlalık olan yerler işaretlenir ve lazer ışının çıkardığı ısı enerjisinden hastanın etkilenmemesi için tedavi edilecek bölgeye bölgesel uyuşturma yapılır. Yaklaşık olarak 10.15 dakikalık bekleme süresinin sonunda işlem yapılacak bölge iyice temizlenip, 1-2 mm lik bir kesi açılır. Bu kesiden lazer atımını yapacak olan fiberin içinden geçen 1 mm çapındaki kanül cilt altına sokulur. Bu kanül yardımı ile yağ birikimi olan bölgede lazer atışı yapılarak yağ hücreleri parçalanır.

Lazer Lipoliz Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler…

Uygulama gerçekleştirildikten sonra hasta hemen işine ve günlük hayatına dönebilmektedir. İşlem sonrasında yok edilen yağ hücreleri geri gelmez. Ancak hastanın gereğinden fazla kalori alması kalan yağ hücrelerinde hacim olarak artış olmasına neden olabilir. Böyle bir durumla karşı karşıya kalındığında işlemi tekrar uygulamak gerekir. Bu yüzden lazer lipoliz sonrasında hastalarımızın spor yapması ve gıda alımına dikkat etmeleri gerekmektedir.

Lazer Lipoliz’in Liposuction’dan farkı nedir?

Klasik liposuction uygulanacak bölgeye göre teknik farklılıklar gösterir. Uygulama yapılacak bölgeye verilen sıvı ve sonrasında yüksek negatif basınçla yağlar çekilmektedir. Genelde narkoz altında hastanede uygulanan bu tedavi yönteminin sonrasında hastanın 3-4 gün kadar bir toparlanma süresine ihtiyacı vardır.

Liposuction uygulamasından sonra hasta da 10-15 gün kadar morluklar gözlemlenebilir. Sonrasında ise hastanın yaklaşık 4-6 hafta kadar korse kullanılması gerekmektedir. Liposuction uygulaması tekrarlanıldığında bir öncekinden daha ağrılı ve travmatik olabilir. Lazer lipoliz uygulamasından sonra 5 gün kadar korse kullanılması yeterlidir. Aynı bölgeye lazer lipoliz uygulaması yapılacak olursa ikinci seansta ilk seans gibi hafif geçer. Sadece kısa süreli hafif bir ödem görülebilir.

VelaShape

4-5 seanstan sonra gözle görülür etki!!!

Velashape, Amerika Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmış ilk bölgesel inceltme cihazıdır.

Bir yandan incelirken, mevcut selülitlerin de azalmasına yardımcı olur.

Selülitlerinizden, ciltteki sarkmalarınızdan ve uzun süreli yerleşmiş yağlarınızdan kurtulmak istiyorsanız; Velashape ile ameliyatsız, ağrısız kurtulmak artık çok kolay!!

Velashape sayesinde artık ameliyat olmanıza, ameliyat sonrası sıkıntılı dönemler yaşamanıza ve günlük hayatınızı ertelemenize gerek kalmadı. Velashape tek seansı 45 dk-1 saat arasında sürmektedir. Uygulamadan hemen sonra günlük yaşamınıza devam edebilirsiniz.

Son teknoloji olan Velashape uygulaması ile özellikle bacaklarda, basenlerde ve karın bölgesinde, bölgesel olarak ciddi oranda gözle görülür bir şekilde incelme gözlemlenmiştir.

Yapılan klinik çalışmalarda hastaların % 85’inde 1 cm ile 6 cm arası incelme gözlemlenmiştir.

Fakat herkeste aynı sonuç alınması mümkün değildir, cilt yapısına, vücuttaki yağların derinliğine ve selülit oranına göre seans sayıları kişiden kişiye farklılık göstererek azalmakta ve ya artmaktadır.

İncelmenin yanı sıra Velashape’in bipolar radyo frekans özelliği sayesinde selülitlerde de ciddi oranda azalma gözlemlenmektedir. Ses dalgalarını, ısı enerjisini, ve mekanik teknikleri kullanarak yağ dokusunu azaltarak cilt dokularına etki eder. Uygulama sırasında hastalarımız sadece hafif bir ısı hissederler, uygulama sonunda ise hemen normal hayata dönebilmektedirler. İyileşme sürecine ihtiyaç duyulmamakla birlikte hastalarımız günlük yaşantısına akabinde devam edebilmektedirler. Velashape ile ortalama 45 dk süren seanslar sonunda yağlarınızdan, selülitlerinizden ve sarkmış dokularınızdan kurtulabilirsiniz. Amerikan FDA dairesinin onay verdiği ameliyatsız bir şekilde incelten ve selülitlerinizden kurtulmanızı sağlayan Velashape uygulamamız uzman kişiler tarafından kliniğimizde uygulanmaktadır.

Velashape cihazı vücudun hem büyük bölgelerinde hem de küçük bölgelerinde etkili olacak şekilde tasarlanmıştır.

İlk uygulamadan sonra bile uygulama yapılan bölgedeki değişiklikleri fark ediyor olacaksınız.

Hedeflenen asıl amacınıza ise ortalama 6 ile 8 hafta sonrasında ulaşabilirsiniz.

Velashape kullanım alanları;

  •  Liposuction sonrası meydana gelen sarkmalarda,
  •  Çatlak izleri olan bölgelerde,
  •  Karın Bölgesinde meydana gelen sarkma durumlarında,
  •  Kol altı sarkmalarında,
  •  Çene ve gıdı bölgesindeki sarkmaların sıkılaştırılmasında,
  •  Basenlerdeki selülit tedavisinde,
  •  Erkeklerde göbek bölgesinin sıkılaştırılmasında,

Rahatlıkla uygulanabilir ve “başarılı sonuç” garantilidir.

MICOOL Bölgesel İncelme Tedavisi (CRIO LİPOLİZ)

Kontrollü soğutma sistemi ile yağ dokusu çevresindeki dokulara zarar vermeden dondurarak istenmeyen bölgesel yağlardan Micool ile kurtulabilirsiniz.

İlerleyen teknolojiye bağlı olarak ameliyatsız vücut estetiği ve özellikle de bölgesel incelme-zayıflama alanlarında büyük ilerlemeler kaydedilmiştir. Bunun en iyi örneklerinden biri ise soğuk lipoliz (cryo lipoliz) teknolojisidir. Bu uygulama sayesinde ameliyatsız, ağrısız ve günlük yaşamınız etkilenmeden istediğiniz şekilde incelme elde edebileceksiniz. Tedavi süreci ise ortalama 1 saat sürmektedir. Kaç seans uygulanacağı da kişiden kişiye değişmektedir. Aynı zamanda sağlık açısından klinik olarak kanıtlanmış bir uygulama olması da son derece güven yaratmaktadır.

Crio Lipoliz (soğuk lipoliz) hızlı sonuç veren, gözle görülür etki yaratan, diyet gerektirmeyen bir uygulamadır. Fakat her uygulamada olduğu gibi kişiden kişiye, deri hassasiyetine ve problemli olduğu düşünülen bölgedeki problemin derinliğine bağlı olarak seans sayıları ve uygulamanın edeceği etki değişebilmektedir. Bu uygulama sırasında ve sonrasında bol sıvı ve yeşil çay tüketimine dikkat edilmelidir. Kısacası istenilen sonuçlar için sağlıklı beslenmeye dikkat edilmelidir.

Yapılan uygulamayı sağlıklı beslenme programlarınız ile desteklemeniz sizin için daha sağlıklı olacak aynı zamanda daha kalıcı etkiler elde edeceksiniz.

Tedavi yönteminin etkilerine dönecek olursak; uygulamanın yapıldığı bölgedeki yağ hücrelerinde %20-40 oranında parçalanma meydana gelecektir. Yağ hücreleri özel vakum teknolojisi ile -8 ile -10 derece arasında dondurulur ve donan yağ hücresi parçalanarak vücuttan atılır.

Tedavi yönteminin etkilerine dönecek olursak; uygulamanın yapıldığı bölgedeki yağ hücrelerinde %20-40 oranında parçalanma meydana gelecektir. Yağ hücreleri özel vakum teknolojisi ile -8 ile -10 derece arasında dondurulur ve donan yağ hücresi parçalanarak vücuttan atılır.

Peki Crio Lipoliz avantajları nelerdir?

  •  Ağrısız ve kolay bir şekilde uygulanır.
  •  Hızlı sonuçlar elde edilir ve ameliyat gerektirmez.
  •  Sadece sağlıklı beslenme ile desteklenmesi yeterlidir.
  •  Günlük yaşamınıza akabinde devam edebilirsiniz.

Uygulama alanları;

  • Göbek
  • Alt ve üst karın
  • Karın yan bölgeleri (simit bölgeleri)
  • Bel
  • Kalça
  • Basen
  • Bacak
  • Diz üstü, diz iç kısmı
  • Kol ve sırt

Ameliyatsız Yüz Germe

Ameliyatsız Yüz Germe HIFU (Fokuslu Ultrason)

Çevresel faktörler , yoğun iş temposu ve belli bir yaştan sonra cildin aşağıya doğru sarkması kaçınılmazdır . Artık bu gibi şikayetleri sonlandıracak ,agrısız ve acısız bir şekilde sosyal hayatınızı etkilemeden  cildinizin kaybettği volmü geri kazandıracak ve lifting sağlayacak olan uygulama hıfu ile tanışmaya ne dersiniz?

Hıfu nedir?

Hıfu tedavisi ses dalgalarının kullanıldığı bir ameliyatsız yüz germe cilt toparlama yöntemidir. Hıfu odaklanmış ses dalgaları anlamına gelir. Odaklanmış ses dalgaları cildin en alt tabakalarına kadar inerek ciltte toparlanma ve sıkılaşma sağlar. Ayrıca cildin üst ve orta tabakalarında kollajen sentezini uyararak ciltte gençleşme sağlar.

Hıfu tedavisi ile hangi şikayetler giderilebilir?

Çene bölgesinde gevşeklik ve sarkma Çene çizgisi kaybı Yanak sarkması ağız köşelerinin aşağı dönmesi Boyun ve göz çevresinde sarkmış cilt Kaşlarda düşüklük

Hıfu tedavisinin cilt germe mekanizması nedir?

Cilt gençleştirmede kullanılan lazerler cildin belli bir derinliğinin altına inemezler. Fokuslu ultrason tedavisi cildin 4,5 mm altındaki fasya dokusuna ulaşır. Lazer ve radyofrekans cihazları cildin bu kadar derinine inemez. Fasya dokusu cilt germe amaliyatlarında cildi toparlamak için müdahale edilen bir bölgedir. Fokuslu ultrason tedavisi cildin altına odaklanarak fasya dokusunu küçülten ısı alanları oluşturur. Fasyadaki küçülme nedeniyle işlemden hemen sonar cildin sarkmış alanlarında toparlanma gözlenir. Fokuslu ultrason ayrıca ciltteki kollajeni arttırdığı için işlemden sonar ciltteki toparlanma artışı devam ederek üçüncü ayın sonunda maksimuma ulaşır.

Hıfu cilt gençleştirme yöntemleri bir arada kullanılabilir mi?

İşlemden 15-30 gün sonra PRP, yüz mezoterapisi, mikro iğneleme, dolgu ve botoks yapılarak işlemin sonuçları çok daha iyi hale getirilebilir.

Hıfu tedavisini kimler yaptırabilir?

Hıfu  cildin 3-4,5 mm altında etkili olur. Bu yüzde ciltte en alt dokulara kadar etkili olarak diğer lazer ve radyofrekans yöntemlerine göre daha fazla sıkılaşma sağlar. Yüz ve boyun cildini gevşek ve sarkmış kişiler hıfu yaptırabilirler. Hıfu 35 yaş sonrası kaş düşüklüğü, çene altı, yanak sarkması, çene çizgisinin gevşemesi ve netliğini yitirmesi şikayeti olanlara yapılabilir. Ameliyat olmak istemeyenler hıfu tercih edebilirler.

Hıfu kaç seans uygulanmalıdırve seanslar ne kadar sürer?

Tek seans uygulanır. İşlem süresi 30-60 dk’dır.

Tedaviden ne kadar süre sonra iş ve sosyal hayata dönülebilir?

Hıfu tedavisi yüzde kızarıklık, soyulma ve kabuklanma yapmaz. Bu yüzden uygulamadan hemen sonra iş ve sosyal hayata dönülebilir. İşlem sonrası makyaj yapmakta sakınca yoktur.

Hıfu tedavisinin yan etkileri nelerdir?

Hıfu cildin derinlerine inen bir uygulama olduğu için önemli sinirlerin geçtiği alanlara uygulama yapılmaz. Cildin dışında soyulma yapmadığı için yazın uygulanabilir. Abartılı kontrolsüz uygulamalarda ve kemik üstü bölgelerde yağ erimesi yapabilir. Protokolüne uygun yapılırsa sorun yaşanmaz.

Hıfu uygulaması kimlere uygun değildir?

hıfu aşırı sarkması olanlarda beklenen sonuçlar alınmayabilir. Yüzü çok ince olan ve yağ dokusu az olan kişilere uygun değildir.

Hıfu tedavisi etkinliği ne kadar sürer?

etkisi kalıcıdır. Ancak yaşlanma devam ettiği için etkisi 1,5-2 yıl sürer. Uzun ömürlü bir uygulamadır.

Hıfu diğer cilt gençleştirme yöntemleri ile birlikte uygulanabilir mi?

Hıfu sonrası dolgu ve botoks yapmak işlemin etkilerinin daha güzel ortaya çıkmasını sağlar. Özellikle elmacık kemiklere dolgu takviyesi ve hıfu çene hattında yarattığı düzelmeyle birlikte yüzde sağlıklı ve genç bir görünüm ortaya çıkar.

Fibrocell Kök Hücre Uygulaması

Size yepyeni ve çok genç bir haberimiz var! 🙂

Fibroblast (Fibrocell-Kök Hücre Tedavisi) ile artık yaşınız çok daha genç!

Gençlik yıllarını özleyenler için son derece başarılı bu yöntem bakalım nasıl işliyor?

Fibroblast, kök hücre ile cilt gençleştirme yöntemi, kaybettiğiniz yılları size geri veren bir hücresel tedavi yöntemidir. Fibroblast yöntemi ile kendi hücreniz çoğaltılarak kişiye özel enjeksiyon teknikleri ile cildinize enjekte edilirek, yıpranan dokuların eski canlılığını, parlaklığını ve sıkılığını geri kazanması sağlanır.

Fibroblast hücre gençleştirme yönteminde kulak arkasından doku örneği alınır ve alınan doku, gelişmiş ileri teknoloji laboratuar şartlarında özel bir işleme tabi tutulur ve fibroblast (fibrocell) hücreleri üretilir. 4 hafta sonunda, fibroblast hücreleri uygulanması için hazır hale getirilmiş olur.

Fibroblast (Fibrocell), FDA tarafından onaylanmış bir tedavi yöntemi olup diğer anti-aging uygulamalarına göre etkisi çok daha uzun sürmektedir. Ayrıca kişinin kendi hücresi kullanıldığı için sağlıklı ve doğaldır. Herhangi bir yan etkisi gözlemlenmemiştir. Bu yöntem Avrupa ve Amerika’da yaygın olarak kullanılmaktadır.

Ve mucize şu şekilde doğmaya başlar…

Uygulama genelde 3 seansta tamamlanmaktadır ve her seansta cildinize 20 – 40 milyon arası fibroblast hücresi enjekte edilmektedir. Toplamda cildinize ortalama 100 milyon fibroblast hücresi verilmiş olur.

Cilde enjekte edilen genç ve yeni doğmuş fibroblast hücreleri, bırakıldıkları bölgede etkinleşerek kollajen ve elastin üretimi yaparlar; yani ciltte kuvvetli bir anti-aging etkisi yaratarak cildi sıkılaştırır ve gençleştirir. Böylece doğal ve sağlıklı bir şekilde cilt gençleştirme ve canlandırma etkisi meydana gelmiş olur.

Uygulanabildiği alanlar ise;

Yüz, boyun, dekolte, el gibi yaşınızı belli etmede baş rol oynayan bütün bölgelere rahatlıkla uygulanabilir.

Vitaminli Parıltı Botoksu

‘Vitaminli Parıltı botoksu’ ile ışık saçın 🙂

Normal botoks uygulamasından çok daha farklı bu yöntem ile daha ışıltılı bir cilde sahip olabilirsiniz!

Bakalım bu vitaminli parıltı botoksu nedir ve nasıl bir uygulamadır?

Vitaminli parıltı botoksu normal botoks uygulamasından tamamen farklı olup normal botoks uygulamasının ulaşamadığı yerlere ulaşarak daha detaylı tedavi olanağı sağlar. Cildimiz ister istemez yaşlanmanın ve yer çekiminin etkisi altında kalır, bizler de müdahale edemediğimiz bu durumun olumsuz etkilerini en aza indirgemek için ışıltı dolgusunu hastalara önerilmektedir. Normal botoks ile ulaşamadığımız yerlere ışıltı botoksu ile daha kolay müdahale edebiliyoruz ve tabiî ki hastalarımıza önce sağlık sonra memnuniyet sunuyoruz.

Mimiklerde herhangi bir değişikliğe sebep olmadan olduğu gibi mimikleri koruyabiliyor aynı zamanda cilde ışıltı kazandırıyor.

Vitaminli parıltı botoksu, normal botoksun bazı vitaminlerle zenginleştirilerek ve cildin yenilenerek sarkmaların, kırışıklıkların en ince ayrıntısına kadar engellenmesini sağlar. Bu vitaminler sayesinde cildiniz kendini yenilerken cildinize ışıltı kazandırır, yaşlanmanın ve yer çekiminin etkilerine de karşı koyar.

Yani normal botokstan en önemli farkı;

  •  İçerdiği zengin vitaminler sayesinde cildinizin ihtiyacı olan vitamin eksikliğinin karşılanması,
  •  Hücrelerin yenilerek kollajen üretiminin dengelenmesi ve bunlara bağlı olarak ciltteki yağlanmanın minimalize edilmesi,
  •  Mimikleri değiştirmeden ince kırışıklıkları ve sarkmayı en aza indirgemesi ve ciltte gergin bir görünüm yaratarak ışıltı sağlamasıdır.
  •  Diğer bir farkı ve cilde yararı ise; ter ve yağ bezlerinin dengelenmesini sağlar. Siz kırışıklıklarınızdan ve cildinizdeki sarkmalardan kurtulurken bir yandan da cildinizin yenilenmesini sağlar, böylece kaybolan ışıltınızı geri kazanmış olursunuz 🙂

Vitaminli parıltı botoksu uzmanınızın ve ya doktorunuzun kontrolü altında ve tabiî ki cildinizin ihtiyacına göre tek başına ve ya normal botoks uygulamasına ek olarak yapılabilir.

Yapılabildiği alanları ve faydalarını da şu şekilde sıralayabiliriz;

  •  Yüz hatlarınızı toparlayarak, yüz ovalinizi kendi haline getirir,
  •  Yanak ve çene yanlarındaki sarkmalar toparlanır,
  •  Bunlara bağlı olarak çene ovali belirginleşir,
  •  Boyundaki kırışıklıklar toparlanır,
  •  Gıdı sarkmaları giderilir.

Peki bu “Vitaminli Parıltı Botoksu” Nasıl Uygulanır?

Lokal anestezi ile uygulama yapılacak bölge uyuşturulduktan sonra, uyarılacak kaslara 1’er cm aralıklarla küçük enjeksiyonlar yapılarak, botoks ve vitaminler enjekte edilir. Normal botoksun uygulanabildiği bütün alanlara uygulanabilmektedir.

Seans Aralıkları Nelerdir?

Tek seanslık bir uygulamadır, fakat her uygulamada olduğu gibi kişiden kişiye ve ciltteki kırışıklık ve sarkma derecelerine göre seans sayısı artabilir. Etkisi 10-15 günde gözle görülür derecede belirginleşir, kalıcılığı ise 4-6 ay kadar sürmektedir. Daha sonrasında cilt eskisi kırışıklıklarına ve sarkmalarına geri dönmez, düzenli olarak yaptırıldığı zaman daha kesin ve kalıcı sonuçlar alarak var olan sarkmalar ve kırışıklıklar tamamen giderilir.

Herhangi bir yan etkisi olmamakla birlikte mutlaka doktorunuzun ve ya uzmanınızın kontrolü altında yaptırmaya özen gösteriniz.

Forlle’d

Forlle’d ürünleri, benzersiz ve patentli hyalüronik asit, organik form ile birlestirilmis platin iyonu, dokularımızla yüksek uyumlu seramidler gibi çok özel mikro moleküllü bilesenlerden olusan essiz formüle sahiptirler.

Özel formülleri sayesinde Forlle’d in Cilt Bakım Ürünleri sasırtıcı sonuçlar saglar.Forlle’d küresel patentli mikro moleküllü hyalüronik asit içerigi ile cildi doyurucu bir sekilde nemlendirir, diger bilesenlerin geçisini artırır ve cilt görünümünün gençlesmesine yardımcı olur.

Neden Forlle’d ?

Forlle’d yüksek teknolojili yaslanma karsıtı cilt bakım ürünleri; profesyonel kullanım için tasarlamıs ve sadece seçkin profesyonellerin kullanımına sunulmustur. Her Forlle’d ürünü; Mikro moleküler hyalüronik asit, iyonize platin, özel seramidler, destekleyici vitamin ve mineral kombinasyonlarından olusan benzersiz bir kompleks içerir.

Etkileri:

Forlle’d anında ve gözle görülür etkiler saglayan, yeni nesil profesyonel, cilt bakım serisidir. Içerigindeki özel hyalüronik asit, sıradan formüllere göre 600-4000 kat daha küçültülmüstür. Bu yüzden cildin neme doymasını, beslenmesini genç ve güzel görünmesini saglar.Forlle’d güvenligi en yüksek düzeyde tutmak için Japonya’ da ileri teknoloji kullanan bir ilaç fabrikasında üretilir.

Yararları:

Konsantre Forlle’d formülleri az miktarlarla etkili olduklarından çok ekonomik kullanım saglar ve ambalajları sıradan dermosötik ürünlere göre 3 kat daha fazla kullanım için yeterli olmaktadır. Forlle’d ürünleri klinik islemlerle birlikte uygulandıklarında klinik islemlerin kalıcılıgını artırırlar. Bu nedenle estetik cerrahide operasyon öncesi ve sonrası yararlı bir destek ürünüdür.

Hyalüronik Asit

Forlle’d e özel, mikromoleküler hyalüronik asit; (Hyalogy) Forlle’d cilt bakım ürünlerinin temel bilesenlerinden biridir. Deri hücrelerindeki dogal onarımın yaslandıkça azalmasının nedeni, yaslandıkça cilt altındaki hyalüronik asit miktarının azalmasıdır. Bu nedenle; mikro moleküler hyalüronik asit içeren Forlle’d ürünleri iyi bir cilt bakımı için çok önemlidir.

Hyalüronik asit, hücreler arası iletisim ve sentez gibi yasamsal süreçlerde önemli bir rol oynar. Cildi besleyen ve destekleyen matriks dokusu için çok degerli bir bilesendir.

Forlle’d Invaziv Olmayan (Enjeksiyonsuz) Bio Dolgu Terapisi

Bu eşsiz uygulama mükemmel ‘lifting’ işlemi sağlar ve cilt üzerinde fark edilir bir gençleşme etkisi yaratır. Enjek¬siyona gerek kalmadan mezoterapi uygulaması kadar etkilidir! Bu invazif olmayan metod, Forlle’d tarafından geliştirilen düşük moleküllü içerikler sayesinde istenilen içeriklerin cildin altına enjeksiyon gerektirmeden nü¬fuz edilmesini mümkün kılıyor. Görsel herhangi bir kontra endikasyonu olmadığından aynı zamanda daha güvenlidir.

Bio Pure, her kullanıcının ihtiyacına cevap vermede kullanılabilecek düşük moleküllü bir serum serisidir. Bakım programımız sadece cildinizdeki önemli maddelerin eksikliğini gidermekle kalmaz, aynı zamanda bunların üretimini de artırır. Sadece dört veya beş uygulama sonunda elde edilen sonuçlar enjeksiyon gerektirecek uygulamalar ile karşılaştırılabilecek durumdadır!

İnvaziv olmayan Biofiller terapisi, ayrıca estetik operasyonu hazırlık aşamasında, estetik operasyonu sonrası iyileşme döneminde ve peeling uygulamalarından sonra kullanılabilir. Botox veya enjeksiyon dolguya güvenli bir alternatif olan bu invaziv olmayan düşük moleküler bakım kişinin cilt ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilebilir. Dört – beş uygulamadan sonra cildiniz daha yenilenmiş, daha genç ve toparlanmış görünecektir.

Forlle’d Derin Temizlik Detoks – Akne Terapisi

Özellikle yağlı ve problemli ciltler için tavsiye edilen bu bakım prosedürü derinlemesine temizleme ve detoks sağlar. Cildin kendini koruma ve yenileme yeteneğini yükseltir. Sonuçlar etkileyicidir. Bakım uygulamasından sonra sebum üretimi normalleşir. Cildin doğal bağışıklık sistemi, zararlı ortam faktörlerinden kendini koruyabi¬lecek hale gelir ve cilt hücreleri yeniden bütünlük kazanırlar.

Formül bir dizi etkili etken maddeyi birleştirir. Ka¬olin, bentonit ve talk; ölü cilt hücrelerini temizlerken, sebum fazlasını da yok eden güçlü emicilerdir. Kil, kılcal damarlardaki kan dolaşımını hızlandırır, enama ve konjestif şartları azaltır. Yenilikçi bir teknolojiyle uygulanan bu derinlemesine temizlik prosedürü yağlı cilt için idealdir. İşlem hassasiyet yaratmaz ancak oldukça etkilidir. Sadece birkaç uygulamadan sonra sebum üretimi normale dönerken cildin doğal direnci de yerine gelir.

Dolgu

Dolgu Nedir? Nasıl Uygulanmaktadır?

Dolgu denince akla estetik ve güzellik gelir, artık herkesin neredeyse hakkında bilgi sahibi olduğu dolgu uygulaması yani ameliyatsız estetik çeşitlerinden biri olan dolgu, vücut ile uyumlu olan bir maddenin dokunun içine enjekte edilerek hacim kazandırılması için kullanılan ve ya kırışıklıkların ortadan kaldırılması işlemidir. İşlemin mutlaka alanında uzman hekimler tarafından yapılıyor olması ve steril bir ortamda yapılıyor olması gerekmektedir.

İşlem çok ince ve özel uçlu kanüller ile uygun bölgeye dolgu maddesinin verilmesiyle gerçekleştiriliyor. İşlemden hemen sonra günlük yaşantınıza geri dönebiliyorsunuz, sadece işlem yapılan bölgede hafif bir kırmızılık ve ya şişlik olabiliyor ancak 2-3 saat içerisinde tamamen normale dönüyor hatta çoğu hastada ise bu durum neredeyse hiç oluşmuyor. Uzman hekiminizin bilgilendirmeleri dışında herhangi bir sorun ile de karşı karşıya kalırsanız mutlaka hekiminize başvurunuz.

Hastalar sadece tek bir bölge için dolgu işlemi yaptırmak isteyebilirler, fakat tek bir bölgeye değil yüzün ihtiyacı olan diğer bölgelere de bakarak yönlendirmeler ve bilgilendirmeler yapılmalıdır. Çünkü bu tür estetik uygulamalarında yapılacak işleme bir bütün olarak bakmak her zaman prensip olmalıdır. Örneğin; sadece gözaltı çukurlarından rahatsız olan bir hastamızın eğer yanak ve ya dudak bölgesine de ihtiyacı var ise dolgunluğu ve hacmi eşitleyecek şekilde doktorlar bilgilendirmesini yapar ve hangi bölgeye ne oranda doz verileceğini hastalara iletir.

Daha sonrasında hastalar talepleri de göz önüne alınarak birlikte bir karara varılır.

Estetik dolgunun uygulama alanları hangi bölgelerdir?

Dolgu işlemi için en temel prensibimiz önce sağlık sonra gereği kadar estetiktir. Dolgu yöntemi ile neredeyse tüm işlemler artık yapılabiliyor. Hastalar burun şeklini (eğer herhangi bir operasyon geçirilmemiş ise), çene ucu görünümünü, elmacık kemiğini, gözaltı çukurlarını, yanak çöküntülerini dolgu ile giderebiliyor, dolgu denince akla ilk gelen dudaklar da hacimlendiriliyor. Uygulama ortalama 10-15 dakika kadar sürüyor. Kalıcılığı ise 6 ay kadar sürmektedir. Zaten işlem 6 ayda bir düzenli olarak tekrarlandığı takdirde cilt kendisi toparlar ve eski haline dönmez. Dolgu yöntemi ile yaşın ilerlemesi ile ortaya çıkan hacim kayıpları, kırışıklıklar ve sarkmalar toparlanır.

Dolgunun herhangi bir yan etkisi var mıdır ?

Her uygulamada olduğu gibi dolgu işleminde de kişinin cilt hassasiyetine göre bazı tepkimeler ortaya çıkabilir fakat bu tepkimeler istisnai durumlarda belirebilir. Ancak genel olarak herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Dolgu yaptıran hastalar baz alarak bir genelleme yapacak olursak şimdiye kadar herhangi bir yan etki ile karşı karşıya kalınmamıştır.

ThermiLift Uygulaması

Sadece 1 saatte yıllarca geriye gidiyoruz, ThermiLift ile ameliyatsız vücut estetiği Amerika’dan sonra Türkiye’de!!!

Bir saatten daha kısa zamanda tamamlanan Thermilift uygulaması, ciltteki kolajen üretimini desteklemektedir. Sadece tek seansta ciltteki sarkmaları toparlayan ThermiLift’in kalıcılığı birkaç yıl sürüyor.

Uygulama alanları;

  • Yüz, gıdı, boyun, göz çevresi, kol sarkması, karın bölgesinde yağlanma, sırt, basen, popo kaldırma, vajina sıkılaşması, meme dikleştirme ve koltuk altı terlemesine karşı oldukça etkilidir.
  • Yaş ilerledikçe, özellikle de 30 yaşından sonra fizyolojik ve çevresel faktörlerin de etkisiyle cilt elastikiyetini kaybetmeye ve sarkmaya başlar. ThermiLift, lipoliz etkisi yaratan özelliği ile hastaların yağ sorununu çözerken, aynı zamanda lifting etkisiyle de germe ve sıkılaştırma ihtiyacını da karşılamaktadır.
  • ThermiLift’in deri yüzeyinden uygulanan diğer yöntemlerden en büyük farkı ise cilt yüzeyini etkilemeden, deri altına odaklanarak gerçekleştiriliyor olmasıdır.

ThermiLift cilt dokusunu nasıl tazeliyor?

30 yaşından sonra ciltteki kolajen üretiminin azalması sonucu, ciltte mimik kırışıklıkları görünür hale gelmektedir. Erken yaşlarda gıdının belirmesinin en sık rastlanan nedenlerinden biri de kiloya bağlı yağ birikimidir. Kontrollü termal enerjiyi cilt altına göndererek yaşlanmanın olumsuz etkilerini gidermeye yardımcı olan dünyadaki ilk estetik uygulama yöntemi ThermiLift’te küçük bir kanülle minik bir delikten hedef bölgeye ulaşılıp; istenilen derinlikte yağın içine giriliyor. Yağları erittikten sonra kolajen üretiminden sorumlu cildin alt tabakası ısıyla uyarılıyor. Böylece gençleşme yani sıkılaşma ve gerilme gerçekleşmiş oluyor.

Aynı zaman da güvenle yaptırabileceğiniz bir uygulamadır, FDA onaylı olmakla birlikte herhangi bir yan etkisi yoktur. Sadece uygulama yapılan bölgede hafif bir ödem görülebilmektedir, bu etki ise kişilerin cilt hassasiyeti birbirinden farklı olduğu için herkeste görülmemektedir. ThermiRF cihazı kullanılmakta olup uygulama için tek seans yeterlidir. 3 yıl kadar kalıcılığı olan bir tedavi yöntemidir.

ThermiLift ağrılı bir tedavi midir?

Uygulamayı yaptıran hastalar herhangi bir acı ya da ağrı hissetmemektedir. Lokal anesteziyle tedaviye başlandığı için uygulama sırasında hiçbir acı hissedilmemektedir.

Uygulamanın sonuçları ne kadar zaman içerisinde belli olmaktadır?

Bir saatten az süren uygulamanın etkileri iki ay içerisinde gözle görülür hale gelmektedir. Ancak uygulama yapıldıktan bir hafta sonra da kolaylıkla fark edilebilecek etkileri görülmektedir.

Uygulama bittiğinde ne gibi sonuçlar beklemeliyiz?

Uygulama sonrası cildin kolajen üretimi artmaya başladığı için ciltteki sıkılaşmayı, toparlanmayı, hemen hissedebilirsiniz. Uygulama yaz kış fark etmeden her mevsimde yapılabilir. Uygulama kışın da yapılsa, yazın da yapılsa; hastalarımız 24ile 48 saat içinde günlük hayatına dönebilmektedirler.

Somon DNA Aşısı / Pi System

Somon DNA Gençlik Aşısı, yaşlanma ve yaşlanmaya bağlı ciltte oluşabilecek sarkma ve kırışıklıklar üzerinde yapılan bir tedavi yöntemidir.

Yapılan bilimsel araştırmalara göre ciltte eksilen proteinleri tamamlayabilen en iyi kaynağın somon balığı DNA’sı olduğu kanıtlanmıştır. Hem insan DNA’sına benzerliği hem de bu özelliğinden dolayı, cilt yenilenmesi, tazelenmesi ve anti-aging etkisi için somon balıklarından yararlanılmaktadır.

Uygulama kriterleri nelerdir?

Uygulama kriteri olarak yaşın önemli olmadığı yöntem, 20 yaşındaki bir gence de uygulanabilir. Tedavinin uygulanabilmesi için 3 boyutlu cilt altı analiz cihazı ile analiz yapılması gerekir. Analizde alınan verilerin incelenmesi ile kişinin bu yönteme ihtiyacı olup olmadığı ya da ne kadar süre ile nasıl uygulama yapılacağına karar verilir. Kişiden kişiye özellikle cilt yapısına göre farklılık gösteren bir yöntemdir.

Uygulama süreci nasıl işler?

Somon DNA sı tedavisi, bilimsel iki aşama olarak uygulanır; bu aşamalardan ilki olan nemlendirme işleminde, hyaluronik asit tedavisi ile cildin kaybettiği nem dengesinin düzene girmesi sağlanır ve asıl tedavi için cildin alt yapısı hazırlanır. Yaklaşık 2 hafta süren bu aşamada ardından asıl gençleşmeyi sağlayan ikinci aşamaya geçilir.

Bu aşamada somon balıklarının sütünden elde edilen bir serumun deri altına enjekte edilmesi uygulanır. Bu uygulama ile birlikte cildin ihtiyaç duyduğu yaşlanma, aşırı UV ışınları, sigara alkol gibi olumsuz etkenlerden dolayı kaybedilen proteinler tamamlanır. Bu proteinlerin tamamlanması sonucunda ciltte günden güne gözle görülür bir şekilde gençleşme meydana gelir.

Somon DNA’sı hangi bölgeler için kullanılır, etkileri nelerdir?

Sağlıksız yaşam tarzı, sigara dumanı, güneş ışınları ve yaşlılığa bağlı olarak göz çevresi, dudak çizgisi, alın bölgesinde oluşan kırışıklıkların, cildin nem dengesinin bozulması ve yer çekimine yenik düşmesi sonucu oluşan sarkmaların durdurulup düzeltilmesi için deri altına mezoterapi yöntemi ile verilen somon DNA’sı olumsuz faktör etkilerini yok edip cildin canlılığını kazanmasını sağlar. Cilt yenileme, dekolte yenileme, boyun yenileme ve el yenileme de çok rahatlıkla uygulanabilen bir tedavi yöntemidir. Canlanan ve tazelenen cilt kişilerde daha genç bir görünüme neden olur. En etkili anti-aging uygulamalarından olan bu yöntem, cilde farklı bir nemlilik kattığı için etkisi daha uzun süre devam eder.

Vücutta oluşabilecek çatlaklara Somon DNA’sı ile son verebilirsiniz! Hızlı kilo alıp verme sonucu oluşan vücut çatlaklarının çözümünde de somon DNA tedavisi kullanılabilir.

Özellikle hamilelik boyunca ve sonrasında oluşan değişik bölgelerdeki çökme sonucu oluşan çatlakların giderilmesinde etkili olan yöntem, bayanların çatlak tedavisinde de bir numaralı tercihleri arasında yer alır. Bu cilt gençleştirme yönteminde bazen sadece somon balığı sütü kullanılırken bazen de cildin ihtiyacına göre değişik vitamin takviyeleri de yapılabilir. Cildin ihtiyacı olan tüm protein ve vitaminlerin takviyesini sağlayan somon DNA tedavisi, cildin doğal olarak onaran bir yöntemdir.

Somon DNA Gençlik Aşısı Uygulamaları Cerrahi müdahale olmadığı için tedavi sırasında anesteziye gerek duyulmayan işlemde kişiler hemen günlük hayatlarına dönebilirler. Mezoterapi yöntemi ile cilde enjekte edilen somon balığı sütü, doğal bir serum olduğu için hiç bir alerjik reaksiyona neden olmaz. Uygulama sırasında sadece enjekte iğnesinin acısı hissedilebilir ki çoğu zaman bunun bile farkına varılmamaktadır.

Somon DNA tedavisi bu yönü ile en ağrısız cilt gençleştirme yöntemlerinden biridir. Tedavi sonrasında kişilerde sadece iğne delik bölgelerinde çok hafif kızarıklıklar olabilir. Bu kızarıklıklar kısa sürede yok olup sanki cilde hiç bir şey uygulanmamış gibi bir görüntü oluşur.

Somon DNA Gençlik Aşısı Tedavisi Kimlere Uygulanmaz?

Somon DNA gençlik aşısı tedavisi alerjik reaksiyonlara yol açmadığı için geniş bir alanda uygulanabilir ve hedef kitlesi yaş ile sınırlı değildir.

Yine de tedbir amaçlı bazı kişilerde uygulanmaması daha doğru olur. Somon DNA tedavisi;

  • Hamilelerde,
  • Kanser durumunda,
  • Kontrol altına alınamayan şeker hastalığında,
  • Felç geçirme riski olanlarda,
  • Kan pıhtılaşma sorunu olanlarda,
  • Çoklu ilaç tedavisi gerektiren kalp rahatsızlığı olan kişilerde uygulanması tavsiye edilmez.

Bu kişilerin vücutlarında oluşan hassasiyetten ötürü mezoterapi yapılmaması gerekir. Somon DNA tedavisi de mezoterapi ile cildin katmanlarına verildiği için uygulama yapılamaz. Bu rahatsızlıkları olduğu halde somon DNA tedavisi yaptırmak isteyen kişilerin nadir de olsa uzman doktorların izni ile tedavi edilmesi söz konusu olabilir.

İpek Kirpik Uygulaması

İpek kirpik ekleme uygulaması, var olan kirpiklerin uzun görünmesini sağlar ve dolgunlaştırır. İpekten hazırlanmış olan bu takma ipek kirpikler, üst göz kapağındaki gerçek kirpiklere tek tek özel medikal yöntemler ile yapıştırılır. Kişinin göz yapısına göre ipek kirpiğin kalınlığı ve uzunluğu belirlenir. Kişiden kişiye, kirpik uzunluğu kısalığına ve seyreklik durumuna göre değişkenlik gösterir. Yaklaşık 1-1.5 saat süren uygulamanın sonucunda istenilen kirpik boyutu ve dolgunluğuna ulaşılır.

Kirpikler ortalama 1 aylık dönemde, sisteme bağlı olarak her bir kirpiğe eklenen bu özel kirpikler de, bu doğal dökülme evresinde olanlarla beraber dökülmektedir. İpek kirpikler de sadece bu şekilde dökülmektedir. Aylık bakımlarda ise dökülen kirpiklerin yerine çıkan genç kirpiklere ekleme yapılarak seyrekleşen alanlar doldurulur.

İpek kirpikler kirpiğin ucuna ekildiğinden kirpik dipleri hava alır. Kirpikler ipek malzemeden yapıldığı için son derece yumuşak ve hafiftir, uygulama sonrası hiçbir fazlalık ve rahatsızlık hissi oluşmaz, kişi günlük yaşamına rahatlıkla devam edebilir. Ayrıca özel medikal yapıştırıcısı kullanıldığından dolayı hipo-alerjiktir, göze hiçbir yan etkisi bulunmaz ve hassas göz çevresine dahi güvenle uygulanmaktadır.

İpek kirpikler gerçek kirpik yapısına en fazla benzeyen ipekten yapıldığından dolayı gerçeğinden ayırt edilmesi oldukça zordur. Uygulama sonrası kirpikler oldukça doğal, gür, uzun ve kalın görünümlü olur. Üstelik banyo yaptığınızda veya makyajınızı temizlediğinizde ipek kirpikler zarar görmez, dökülmezler.

Uygulama doğru yapıldığında ve düzenli bakım yapıldığında, doğal kirpiğin büyümesine bağlı olarak, ipek kirpikler ortalama 90 gün kullanılabilmektedir. Ancak, bu süre içinde gözün elle ovuşturulması veya doğal nedenlerle gerçek kirpik veya ipek kirpik dökülebileceğinden, takma ipek kirpik uygulamasının belirli aralıklarda bakımının yapılması gerekmektedir.

Altın İplerle Yüz Germe

Daha genç ve sağlıklı bir cilt için “Altın Kafes”

Yüz askılama yönteminde altın çağ!

Sağlıklı bir görünüm ve genç bir cilt için özel olarak geliştirilen Altın Kafes yöntemi, kırışıklık ve sarkıklıkların onarımı için yeni bir dönem başlattı!

İnsan yüzü genellikle yaşlanmanın ilk belirtilerini görüntüler. Zaman içerisinde yüz ve vücutta sarkmalar ve kırışıklıklar oluşur, özellikle de yüz ve boyun kısmında. Bunun başlıca sebebi yer çekimine karşı koyamamak ve dokudaki kolajen ve elastin liflerinin azalmasıdır. Bugünde kadar yüz estetiği için modern tıpta uygulanan yöntemlerin birçoğu genel anestezi altında yapılan cerrahi operasyonlar şeklindeydi. Cerrahi operasyonların maliyeti oldukça yüksek olmakla beraber ameliyat sonrası bakım ve işlem görülen bölgenin iyileşme süreci her zaman hastalara ciddi anlamda zorluk getirmiştir. Daha kalıcı, etkili ve inovatif bir yöntem olan Altın Kafes, sadece PDO içeren iplere oranla daha etkili olan altın iplerin kullanımıyla yaratıldı. İpler üzerine eklenen saf altın parçacıkları, nano-mikro teknolojisi ile işlenirken bu sayede ip vücutta daha yavaş emiliyor. Üstelik bir kez uygulandığında 3 ile 5 yıl arasında etkisini koruyor.

Özellikleri;

  • Altın İp serisi hiçbir şekilde bakır alışımı içermeden %99.99 saf altından oluşur.
  • Altın ipler sayesinde kırışıklıklar doğal mekanizmasında açılır, daha sıkı ve canlı bir cilt ortaya çıkar.
  • Altın işlemesi altın akımıyla cilt yenilenmesini sağlar ve dolaşımı hızlandırmada yardımcı olur.
  • Altın materyali hücre yenilenme sürecini daha kalıcı kılar.
  • Kan akışını düzenleyerek anti-aging sağlar.
  • Cilt rengini açma özelliği de olan altın ipler özellikle göz altlarındaki morlukların tedavisinde, dudak üstü kırışıklıkların giderilmesinde ve kaş aldırma işleminde kullanılır.
  • Kısa sürede uygulanan yüz germe işlemidir ve ağrısızdır.
  • İşlem sonrasında günlük hayata devam edilebilir ve makyaj yapılabilir.
  • Altın ipler kendiliğinden çözümlenir ve zararsızdır.
  • İnce kırışıklıkları giderir.
  • Uygulaması kolay ve güvenlidir.
  • Anında iyileşme görülür.
  • Lokal anestezi altında uygulanır.
  • İz kalmaz.
  • İstenirse uygulama tekrarlanabilir.
  • Herhangi bir yan etkisi yoktur.

* Saf Altın İpleri içeriği 10-2012-0036226 patent numarası ile onaylanmıştır.

WhatsApp Hattı
Özlem Ateş Canlı Destek
Whatsapp üzerinden iletişime geçmek için aşağıdaki linke tıklayın!