Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /home/ozle9604/public_html/wp-content/plugins/revslider/includes/operations.class.php on line 2758

Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /home/ozle9604/public_html/wp-content/plugins/revslider/includes/operations.class.php on line 2762

Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /home/ozle9604/public_html/wp-content/plugins/revslider/includes/output.class.php on line 3684
Blog – Sayfa 5 – Özlem Ateş
Altunizade Şub: +90 542 505 30 44
Ümraniye Şub: +90 542 505 30 44

Enerji Veren Smoothie

Gün içerisinde oluşan yorgunluğunuzu evde kolayca yapabileceğiniz bir smoothie ile atabilirsiniz. 🙂

Malzemeler

  • 1 bardak süt (Badem sütü veya soya sütü de kullanabilirsiniz.)
  • 1 tatlı kaşığı şekersiz fıstık ezmesi
  • 1 yerli muz Birkaç buz

Yapılışı

Büyükçe bir kabın içerisine sütü, dilimlenmiş muzu ve şekersiz fıstık ezmesini de ekledikten sonra pürüzsüz görünene kadar karıştırın. Yaklaşan yaz aylarında ferahlamak için içerisine ekleyeceğiniz birkaç buz ile de serinlik hissini yakalayabilirsiniz.

Afiyet olsun 🙂

Gelin evde elma cipsi yapalım Hem çok sağlıklı, hem cips, hem de tatlı…

Malzemeler

3 orta boy elma

2 yemek kaşığı limon suyu

2 tatlı kaşığı tarçın

Yapılışı

Elmaları ince ince, istediğiniz şekilde dilimleyin. Elmaların kararmaması için limon suyunu elmaların yüzeyine iyice dökün. Elmaları yağlı pişirme kağıdının üzerine yayın ve üzerine tarçın serpin. Üzerine serptiğiniz tarçın vücudunuzun şeker ihtiyacını gidermede yardımcı olacaktır. Önceden 100 derecede ısıtılmış fırında 1 saat pişirin. Daha sonra elmaları ters çevirip 1 saat daha pişirin. Biraz soğuduktan sonra hava almayan cam kapta saklayın. Ara öğünlerinizin vazgeçilmezi olacaktır. 🙂 Ara öğünlerinizde birkaç tane tüketebilirsiniz.

Afiyet olsun 🙂

Fresh Smoothie Nasıl Yapılır?

Yaz aylarında bunaltıcı sıcaklardan kurtulmanın en güzel yolu!

Hem sağlıklı hem de evde kolayca yapabileceğiniz bir tarif…

Dışarıdaki fazla şekerli ve katkı maddesi bulunduran smoothie gibi içeceklerden uzak durmak istiyorsanız, bir de beslenmenize dikkat ediyorsanız size fresh smoothie öneriyoruz 🙂

Malzemeler

1 adet portakal

1 adet greyfurt

1 avuç frambuaz veya böğürtlen

Birkaç buz

Bütün malzemeleri blender’da pürüzsüz oluncaya kadar karıştırdıktan sonra içebilirsiniz. Eğer spor yapıyorsanız spordan 1 saat önce içmeniz daha faydalı olacaktır.

Afiyet olsun 🙂

İstenmeyen Benlerinizden Kurtulabilirsiniz!

İstisnasız her insanda bulunan benler zaman zaman göze hoş görünse de, estetik olarak çoğu zaman istenmezler. Vücudumuzda bulunan bazı benler zararlı olabilirler.

Uzm. Dr. Fügen Hitay Demirgil, benlerin şüphe yarattığı durumlarda ve estetik açıdan istenmediğinde mutlaka bir dermatoloğa başvurulmasının altını çiziyor.

Benler doğuştan olabilecekleri gibi sonradan da özellikle güneş gören bölgelerde de çıkabilir. Benler genelde koyu kahverengi, siyah, cilt renginde et benleri, mavimsi ve kırmızı şeklinde de oluşabilirler.

Genellikle boyun ve çevresinde, koltuk altında, kasıklarda, göğüs arası ve göz kapaklarında sonradan oluşan et benleri dermatolojik müdahale görmezse takılarak kopabilir veya infekte olarak kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiler.

Benlerin sonradan değişmeleri (renk ve boyut olarak) deri hasarlarına dönüşme riskinin belirtisidir. Bunlar renk değişikliği, büyüme, kabuklanma, sertleşme ve ben üzerinde yara oluşması gibi tepkimelerdir. Böyle bir durumda ihmal edilmeden doktora başvurulmalıdır.

Benlerin istenmediği durumlarda değişik yöntemlerle alınabilmeleri mümkündür. Bir uzman tarafından (dermatolog, plastik cerrah) cerrahi olarak alınabildiği gibi; elektrokoterizasyon ve lazer sistemi ile de benlerinizden anında kurtulabilirsiniz. Ben alımlarından sonra benin büyüklüğü ve derinliğine göre iz bırakma riski olabilir. Küçük benler ise alındıktan sonra hiç iz bırakmadan iyileşirler.

Diyette Çikolata Olur Mu?

California Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre çikolata tüketimi zayıflatıyor. Her çikolata değil ama “%60 ve üzeri kakao oranına sahip bitter çikolata” kilo vermenize yardımcı oluyor! Çikolatadan mahrum kalmadan, her gün uygun miktarda tüketebilirsiniz.

Ayrıca çikolata;

  •  İyi bir antioksidan kaynağıdır. Çikolata, polifenol ve flavanoid bakımından oldukça zengindir.
  •  Magnezyum, çinko, bakır vb. önemli elementleri içermektedir.
  •  Kalp dostu! İçerdiği polifenoller, kalp ve damar sağlığı için oldukça faydalıdır.
  •  Sizi mutlu ediyorÇikolata tüketimi endorfin (mutluluk hormonu) sentezini tetikliyor.

İkindi ara öğününde bir fincan sade kahveyle 2 küçük parça bitter çikolata yemeye ne dersiniz? 🙂

Ormanın İçinden Gelen Sağlık

Orman meyveleri olarak bilinen ahududu, böğürtlen, yaban mersini, dut vb. meyveler tam bir sağlık deposudur! Haydi, bu meyveleri biraz daha yakından inceleyelim.

Orman meyvelerinin yararları:

  • Yüksek oranda antioksidan içerir.
  • Kansere karşı korur, kanser hücrelerinin gelişimini engeller.
  • Lif açısından zengindir. Kabızlığa karşı korur ve sindirimi destekler.
  • Anti-aging etkilidir. Yani yaşlanmaya karşı koruyucudur.
  • Yüksek oranda C vitamini içerir. Bağışıklığımızı güçlendirir, enfeksiyonlara karşı bizi korur.
  • Ara öğünlerde tüketerek kan şekerini dengeleyebilirsiniz.

Kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Lif oranının yüksek ve antioksidanlardan zengin olması nedeniyle özellikle LDL kolesterol seviyesini düşürücüözelliğe sahiptir. * Orman meyvelerinde koyu renkleri tercih edin çünkü renk koyulaştıkça antioksidan kapasitesi artmaktadır. ***Ara öğünlerde, herhangi bir orman meyvesini, 1 kase yoğurdun içine, 1-2 avuç kadar katarak tüketebilirsiniz.

Baharat Sana İyi Gelecek!

Baharatlar, az miktarda kullanımda dahi yemeklere lezzet katar. Hem yemeklere lezzet katan hem de sağlığımız üzerinde olumlu etkileri olan baharatlar, kilo vermemize de yardımcı oluyor. Metabolizma düzenleyen, yağ yakımına destek olan ve tok tutucu etkileri olan baharatlara göz atalım:

Karabiber: Antioksidan, antibakteriyel özelliğe sahip ve içerdiği piperin sayesinde metabolizmayı hızlandıran karabiberi bütün yemeklerde kullanabilirsiniz. Karabiber, ayrıca gaz oluşumunu azaltır ve diüretik etki gösterir. Karabiberi baharat olarak kullanabileceğiniz gibi çay şeklinde de kullanabilirsiniz.

Tarçın: Kan şekerini düzenleyen tarçın aynı zamanda kandaki bakterilerle de savaşır. Yani hem zayıflatıyor hem de bağışıklığınız destekliyor. Ayrıca sindirime destek oluyor.

Kırmızı biber: Yemeklere hem lezzet hem de sağlık katmak için biraz kırmızı biber eklemeye ne dersiniz? İçerdiği bol C vitamini sayesinde yüksek antioksidan kapasitesine sahip olan kırmızı biber, etken maddesi kapsaisin sayesinde metabolizmayı hızlandırıp kilo verdirmeye destek olur. Ayrıca kırmızı biber, doğal ağrı kesici ve kolesterol düşürücüdür.

Nane: Ferah nefes ve mide bulantısı deyince aklımıza ilk gelen baharat hiç şüphesiz nanedir. İçerdiği uçucu yağlar sayesinde, yemek sonrası sindirimi düzenler, solunum yollarını rahatlatır ve ağrı kesici olarak kullanılır. Suyunuza, yoğurdunuza veya yemeğinize ekleyeceğiniz taze veya kuru nanenin tadı ve kokusu, iştahı azaltır ve kilo vermenize destek olur.

Çörekotu: Ölümden başka her derde deva olarak bilinen çörekotu ilgili yapılan araştırmalar son zamanlarda artmıştır. Yapılan bir çalışmada, çörekotunun kemik iliği ve bağışıklık hücrelerini artırdığı tespit edilmiştir. Çörekotunun, kan şekerini düşürücü etkisi vardır. İnsülin salgılamasını sağlayan pankreasta beta hücrelerini harekete geçirdiği gözlemlenmiştir. Çörekotu ayrıca iştahı düzenler, bağırsakların düzenli çalışmasını sağlayarak zayıflama sürecine destek olur.

Kabızlık Sorunu Yaşayanlar için Beslenme Önerileri

Kabızlık (konstipasyon) ; bağırsak hareketlerinin yetersiz olması (haftada üç kez veya daha az sayıda) veya bağırsak hareketlerinin %25’inden çoğunda dışkılama güçlüğü olarak adlandırılır.

Kabızlık nedenlerini;

  • Yüksek oranlarda rafine şeker tüketimi
  • Yetersiz su tüketimi
  • Lifli besinlerin az tüketilmesi
  • Bağırsaklardaki iltihabi bir durum, tümör, kanser gibi nedenler
  • Uzun süren seyahatler
  • İlaçlar
  • Gebelik olarak sıralayabiliriz.

Kabızlığı önlemek için neler yapabiliriz?

1) Her gün en az 1,5-2 lt su içiniz.

2) Kuru kayısı, kuru incir, kuru erik, armut gibi bağırsakları yumuşatma etkisi olan meyveleri yiyiniz. Şeftali, muz, patates, pirinç gibi besinlerden uzak durunuz.

3) Mümkünse her öğün salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağlı) tüketiniz.

4) Ekmekleriniz kepekli, çavdar, tam buğday ya da tam tahıllı olmalıdır. Beyaz ekmekten uzak durunuz.

5) Beyaz pirinç yerine bulgur pilavı tüketiniz.

6) Badem, ceviz, fındık gibi kuru yemişleri ara öğünlerde aşırıya gitmeden, porsiyon ölçüsünde tüketiniz.

7) Gün içerisinde 2-3 yemek kaşığı yulaf ezmesi tüketebilirsiniz.

8) İşlenmiş besinler, hazır paketli ürünler ve fast-food beslenmeden uzak durunuz.

9) Haftada 2-3 kere kuru baklagil tüketiniz.

10) Kefir, yoğurt gibi probiyotik etkisi olan besinleri tüketiniz.

11) Demli çay, kahve gibi içecekleri az tüketiniz.

12) Hareket artırılmalıdır.

13) Sabah aç karnına ılık su veya ballı süt içilebilir.

Ödem Kâbusunuz Olmasın!

Ödem, genel anlamda vücut dokularında fazla sıvı birikmesidir. Genellikle göz kapaklarının, el ve ayakların şişmesine neden olur. Çünkü aşağı doğru sarkan organlarımız yer çekiminin daha fazla etkisinde kalır. Ödem sürecinde bazen 1-2 kilo bazen daha fazla kilo artışı gözlenir.

Ödemden hızlıca kurtulmak için;

* Ödem sürecinde çok az tuz (mümkünse hiç) kullanılmalıdır. Özellikle çok tuz içeren turşu, siyah zeytin, beyaz peynir, et-tavuk suyu tabletleri, paketli ürünler TÜKETİLMEMELİDİR! Beyaz peynir suda bekletilmeli ve tuzu azaltılmalıdır. Zeytin yerine badem, ceviz tüketilebilir.Yemekler az tuzlu yapılmalı, sonradan tuz eklenmemelidir.

* Günde en az 1,5-2 litre su tüketilmelidir.

*Basit karbonhidrattan uzak durulmalı, kompleks karbonhidrat tüketimi artırılmalıdır. Şeker, çikolata, tatlılar, beyaz ekmek tüketilmemeli. Kompleks karbonhidrat içeren kepekli, tam tahıllı, çavdarlı gibi unlardan yapılan ekmek, kepekli makarna, yulaf tüketilmelidir.

* Posalı tüketimi artırılmalıdır: Posa içeriği yüksek gıdalar tercih edilmeli. Posalı gıdalar, bağırsak çalışmasını da artırdığından ödemin atılmasında fayda sağlar; kepekli tahıllar, kabuklu sebze ve meyveler, salata gibi…

* Fazla kafein içeren çay, kahve bu dönemde çok az tüketilmelidir. Kahvaltıda az demli, limonlu çay içilebilir. Bu dönemde kefir, tuzsuz ayran, cacık, şekersiz bitki çayları ve bol su tüketilmelidir. Mısır püskülü, defne yaprağı, tarçın, yeşil çay, kiraz sapı, maydanoz sapı ve ısırgan otu gibi bitki çaylarını ödem atımına destek olarak kullanabilirsiniz.

* Ödem söktürücü etkisi olan ananas, kivi, nar, kabuklu armut gibi meyvelerle maydanoz, salatalık ve kabak gibi sebzeler tüketilmelidir.

*Ödem giderici özelliği olan kırmızı pul biber, metabolizmayı çalıştırıyor ve ödemi çözüyor. Nane, karabiber, kekik, kimyon gibi baharatlar da vücudu rahatlatıyor. Ödem sürecinde ayrana ve yoğurda nane, kekik atabilir, omletlerinizi baharatlı yapabilirsiniz.

* Bu dönemde badem, ceviz, fındık gibi kuruyemişler ile kuru kayısı, kuru erik, hurma gibi meyveler yenmelidir.

* Alkol ve sigara kullanılmamalıdır.

* Fiziksel aktivite artırılmalıdır.

Dr. Özlem Ateş ile Lazer-Epilasyon hakkında konuştuk

Medikal estetik alanında uzun yıllar deneyimli danışman doktorumuz Dr. Özlem Ateş, son dönemde büyük talep gören ve estetik alanında yaşam kalitesini artıran lazer epilasyon uygulamalarında kullanılan cihazların doğru seçilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. “Mutlaka uzman hekimler tarafından yapılması ve doğru makine kullanılması gerekiyor” uyarısında bulundu.

Bazı lazer epilasyon uygulamalarının IPL cihazlar ile yapıldığını belirten Dr. Özlem Ateş, IPL’nin sadece yoğun atımlı bir ışık olduğunu ve bir lazer-epilasyon çeşidi olmadığını belirtti. Bu uygulama ile epilasyonda başarılı ve kalıcı sonuçlar elde edilemediği için birçok kişinin şikayette bulunduğunu ve istenmeyen tüylerde herhangi bir azalma gözlemlenmediğini belirtti.
Alexandrite ve NdYag lazer sistemleri ile yine uzman hekimler eşliğinde herhangi bir olumsuz cilt reaksiyonu oluşturmadan, yüzeysel ve derin yerleşimli kıllarda etkili epilasyon işlemi gerçekleştirildiğini ve başarılı sonuçlar elde edildiğini vurguluyor. Dr. Özlem Ateş, cilt ve tüy yapısına göre doğru cihaz tercih edildiğinde, lazer-epilasyonun istenmeyen tüylerden kurtulmanın en güvenli, en hızlı ve en etkili yolu olduğuna dikkat çekiyor.

Lazer-epilasyon sadece kadınlar için değil erkekler içinde istenmeyen tüylerden en hızlı ve en etkili kurtuluş yolu! Dr. Özlem Ateş, günümüzde bu uygulamada en sık kullanılan ve en etkili lazer sistemlerinin Alexandrite ve NdYag lazerler olduğunu belirtti.

Dr. Özlem Ateş; “Lazer ışığı, kıla rengini veren melanin adlı pigment tarafından emilir. Böylece kıl ısınır ve hasar gören kıl kökü, yeni kıl oluşumunu gerçekleştiremez. Düzenli devam edildiği sürece kıl kökleri cansızlaşır. Lazer epilasyonun koyu renkli tüylerde başarı oranı açık renkli tüylere göre daha yüksektir. Tüyler açık renkli ise, lazer ışığını koyu renkli tüyler gibi algılamadığı için lazer ışığından etkilenme oranı daha düşüktür. Açık renkli tüy yapısına sahip olan kişilerde istenildiği taktirde iğneli epilasyonda uygulanmaktadır. İğneli epilasyon açık renkli tüy yapısına sahip olan kişiler için son derece başarılı bir yöntemdir ve başarılı sonuçlar vermektedir” dedi.

Seanslarınıza doktorunuzun belirlediği süreçler içerisinde düzenli olarak devam edin…

Medikal estetik hekimi danışman doktorumuz Dr. Özlem Ateş, bütün lazer sistemlerinin büyüme evresindeki kıllara uygulandığı için lazer epilasyonda tek seansta başarı beklenmemesi gerektiğini ifade etti ve açıkladı:
“Lazer epilasyonda kaç seansta başarı elde edileceği, kişinin kıl rengi, kalınlığı, kıl köklerinin derinliği ve kullanılan lazer cihazına bağlı olarak değişmektedir. Lazer epilasyon uygulamasına başlamadan önce kişinin öncelikle doktoruna danışması gerektiği, hormonal bozukluğu ya da herhangi bir hastalığı olup olmadığını uzman doktoru ile paylaşması gerekmektedir. Eğer lazer-epilasyon için uygun olmayan bir hastalık mevcut ise öncellikle tedavisi yapılıp ardından lazer epilasyon işlemi uygulanması en doğru yöntemdir.”

Lazer-epilasyon uygulamalarında, ortalama 6-10 seans arasında başarı elde edildiğini ve %80-85 oranında azalma garantisi veren Dr. Özlem Ateş, uygulamaya ilişkin seans aralıklarının bölgeye göre değişmekte olduğuna dikkat çekti. Özellikle yüz bölgesinde 4 ile 8 haftada bir, vücutta ise 8 ile 12 haftada bir seans yapılmasının doğru olacağını söyledi.

Lazer-Epilasyon yaptırmadan önce ve sonra dikkat edilmesi gerekenleri ise şu şekilde açıkladı:

  1. Uygulama sonrasında çok sıcak olmaması şartıyla ılık bir duş alabilirsiniz.
  2. Seansınızı takip eden ilk 3 gün kese ve peeling yapmayınız.
  3. Uygulama sonrası cilt hassasiyetine göre birkaç saat veya 1 gün kızarma olabilir, ekstra bir durumla karşı karşıya kalırsanız uzmanınıza danışabilirsiniz.
  4. Yüz bölgesi gibi güneş gören bölgelere uygulama yapıldıysa yüksek koruma faktörlü koruyucu güneş kremi kullanılmalıdır, uygulama yapılan her bölgeye mutlaka işlemden sonra 3-4 gün nemlendirici krem uygulanması gerekmektedir.
  5. Bronz tene lazer-epilasyon uygulanamaz.
  6. Herkesin kıl yapısı ve cilt özellikleri farklıdır, bu yüzden seans aralığı kişiye göre farklılık gösterir.
  7. Epilasyon dışında kıllardan kurtulma yöntemlerini kullanmamalısınız. (ağda, cımbız v.b)
  8. Uygulama öncesi tüy dökücü kremler ve ya tüy sarartıcı ürünler kullanmayınız.
  9. Tedavi öncesinde veya seans aralarında bir ilaç kullanmaya başladığınızda mutlaka uzmanınızı bilgilendirmelisiniz. Özellikle epilasyon uygulaması için son 6 ay içinde Rouaccutane türevi ve herhangi bir akne ilacı kullanıyorsanız önce hekiminize danışmanız gerekmektedir.
  10. Lazer uygulaması yapılacak cildin temiz olması önemlidir. Makyaj yapmamanızı öneririz.
  11. İşleminiz sırasında mutlaka koruyucu gözlük takmanız gerekmektedir. Gözlerinizi lazer ışığından korumak için bir önlemdir.
  12. Adet dönemlerini zor geçiren bayanlar, adet döneminden sonra uygulama yapılmamasını tavsiye ederiz.
  13. Epilasyon öncesi solaryum, güneşlenmek ve güneş banyosu gibi işlemleri yaptırmamış olmanız gerekmektedir.
  14. 14 yaşını geçmiş her insanda uygulanabilir. Gerekli hormon testleri kontrol yapılması önemlidir.
  15. Yeni epilasyon seansınız da, sizin kıl yapınızın tıbbı açıdan olması gereken olgunlaşma evresi tamamlanmış olması da dikkat edilmelidir.
WhatsApp Hattı
Özlem Ateş Canlı Destek
Whatsapp üzerinden iletişime geçmek için aşağıdaki linke tıklayın!